banner214
Öne Çıkanlar 33kadın belgesel mersin ziyaret imecehaber cumartesi teknopark Fenerbahçe LuizGustavo Kupa 3 ocak Bozyazı

Bu haber kez okundu.

Yargı korkuyor mu?

Haber: Ayşenur ÖNAL
Suç örgütü lideri Sedat Peker’in faili meçhul cinayetler, kokain ticareti ve kirli ilişkilerin devlet kanalı ile yapıldığı iddialarının ardından, açıklamalar yapmak için gazetecilerin karşısına çıkan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sorulan soruları yanıtlaması yerine  olayı geçiştirmek için cevaplar  vermesi vatandaşın güvenini kırdı.  “Muhalefet nerede? Yargı nerede? Devlet Nerede?” soruları birçok sosyal medya kullanıcı tarafından sorulurken Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Yargı korkuyor, ‘Beni buraya getiren adam beni buradan alabilir’ diyor” diye açıklamalarda bulundu. 
“BİZİM BUGÜNE KADAR SÖYLEDİĞİMİZ HER ŞEYİ TEYİT EDEN AÇIKLAMALAR BUNLAR”
Bu itirafların suç örgütü liderinin ağzından duyulmasından rahatsız olduklarını ifade eden Yeşilboğaz, şöyle konuştu: “Rahatsızlığımızın nedeni: ülkede bugüne kadar meydana gelen hukuksuzluklarda STK’lar, barolar, avukatlar, demokratik kitle örgütleri defalarca bu konuyu gündeme getirdik, defalarca hukuksuzlukları ortaya koyduk. Özellikle yargının bağımlı olduğunu, hukuk devleti ilkesinden ayrıldığımızı, yargının bir an önce kendini toparlaması ve ülkeye bir çeki düzen vermesi gerektiğini vurguladık. Ama bu güne kadar herkes kör-sağır-dilsizdi. Biz de bunları ifade ederken çok fazla itibar edilmeyen kesimlerdik. Sedat Peker’in çıkıp bunları açıklamış olması gündemi değiştirdi. Onlardan biri konuşuyor.İçerden birinin konuşması ve içerideki bilgileri dışarıya aktarması önemlidir.Bizim bugüne kadar söylediğimiz her şeyi teyit eden açıklamalar bunlar”  
“BU İŞİ ÇÖZMEK ZORUNDA OLAN YARGI, NEREDESİNİZ?”
Türkiye’de bir çok hukuksuz uygulamalara karşı tepkilerini sesli olarak dile getirdiklerini kaydeden Yeşilboğz: “Bunlar; faili meçhul cinayetler, Kürt iş insanlarının öldürülmesi, Türkiye bir uyuşturucu ticareti var. Ve çok kişi bundan nemalanıyor. Faili meçhullerin ötesinde Uğur Mumcu gibi aydınlatılmayan cinayetler var. Yapılanların belli bir grupların üzerine yıkılması ülkenin nasıl yönetildiğinin göstergesi. Bunlar çok önemli söylemler ama bugüne kadar yargıdan her hangi bir hamle görmedik. Şu anda bir twet atsanız, kullandığınız bir kelimeden dolayı eviniz basılabilirdi. Boğaziçi öğrencilerini gördük. Basit bir protesto yaptılar ama evlerinin kapılarının nasıl kırıldığını, nasıl gözaltına alındıklarını ve nelerle suçlandıklarını hepimiz görüyoruz. Anında yapılıyor bunlar. Sedat Peker, video yayınladı ama şuana kadar ne hükümetten doğru düzgün tepki var, ne toplu bir reddediş var, ne mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu ve meclisten de yüksek bir ses çıkmıyor. Bu işi çözmek zorunda olan yargı, neredesiniz? Bu kadar mı basiretiniz tutuldu?” diye sordu.
“YARGININ SIĞINMASI GEREKEN YER TOPLUM”
Sürekli sorulan “Yargı’dan neden ses çıkmıyor?” sorusuna yanıt veren Yeşilboğaz, “Yargı korkuyor, ‘Beni buraya getiren adam beni buradan alabilir’ diyor. Başına neyin geleceğini bilmiyor. Burada görevden alırken de FETÖ’den kalma taktikler kullanılabiliyor” FÖTE ne yapıyordu, kendi karşısında gördüğü herkese mutlaka bir kulp taktı” dedi.
Yeşilboğaz şöyle konuştu: “Ay ışığı Operasyonu, Balyoz Operasyonu vs. davalarla ciddi anlamda demokrat, muhalif kesim veya karşıda gördükleri, yok edilmesi gereken düşmanlar bir şekilde yok edildiler, yaftalandılar, itibarları yok edildi. Bu savcıların hakimlerin başına gelmeyeceğinin de bir garantisi yok. Hakim, savcı bir araştırma başlattı diyelim, Viranşehir’de ki savcının bir açıklaması üzerine anında görevden alındı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarına baktık, herkesle ilintilendirdiler. Bunun ortaya konulmuş delili yok ama söylüyor; bu DHKP-C’li, bu FETÖCÜ, bu bilmem neci diye herkese bir şey söylenebiliyor. Yargı bundan korkuyor. Yargının tek sahip çıkması ya da sığınması gereken yer toplum. Bu ülke insanları adına karar veriyor, kamu adına karar veriyor, yüce Türk milleti adına diye kararlar yazılır. Buna sığınacaklar, başka sığınacakları herhangi bir yer yok. Bu noktada sadece maaş kaybederler ama burada itibarlarını kaybederler” .
“UYUŞTURUCU PARA KAZANDIRAN KÜRESEL ÖRGÜTLERİN ELİNDE”
Devlete yakın isimlerin yaptığı iddia edilen ‘Kokain’ ticareti hakkında da açıklama yapan Yeşilboğaz, “İşin özetine bakacak olursak muz ticareti ile birlikte Güney Amerika’dan özellikle getirilen uyuşturucunun Orta Doğu’da dağıtılan limanlardan birinin de Mersin olduğu veya Türkiye’nin kıyı hattındaki limanlar olduğu söyleniyor. Uyuşturucu dediğimiz illet ciddi anlamda küresel para kazandıran ve güç kazandıran örgütlerin elinde. Her türlü söz sahibi, erk sahibi kişiyle iletişime geçme becerileri var bunları, çünkü hem işin içerisinde güç var hem de para var. Kimsenin vazgeçemediği 2 şey bunlar. Bu sadece ülkemize özgü değil, bütün ülkelerde bu kirli ilişkiler var. Muhtemelen Türkiye’de de bu bağlantıyı eğer kullanıyorlarsa mutlaka bağlantıları vardır. 
MERSİN’DE KOKAİN TİCARETİ YAPILIYOR MU?
Mersin Limanı da maalesef transit geçiş yollarından bir tanesi.  Duyumlarımız doğrudur, yanlıştır. Bunu bilemiyoruz, kulak dolgusu bilgiler. Mersin Limanı bir ara liman olarak görülüyor, buradan Orta Doğu’ya dağıtılmak üzere getirilen mallar transit mal diye konteynerlere yükleniyor, ağızları kapanıyor oradan varış noktasında açılıyor. Bu arada nereler ayarlanmış, kimlerden geçiş izni alınmış bunların araştırılması gerekiyor. Bir de hep bir rekabet vardır bu çeteler arasında. Birbirlerini de ihbar edebilirler. Yakalananlar karşı uyuşturucu çetelerinin işi mi diye düşünmek gerekiyor. Bazen de güvenliğin bu işi yasal anlamda takip eden kişilerin, ‘Bize biraz done verin, iş yaptığımızı, uyuşturucu trafiğini önlediğimizi, denetimlerimizin olduğunu gösterecek bilgiler verin’ derler, ufak bir yakalanır. Bunlar da olabilir.  O yüzden bu söylenenlerin çok ciddi araştırılması gerekiyor. Ayakların zemine sağlam basması gerekiyor. Bu iddiaları daha iyi bilen kişiler var ve daha iyi araştırılması gerekiyor” dedi. 

“TÜRKİYE’NİN MAFYA DEVLETİ OLDUĞU BİR GERÇEK”
“Mecliste gerçek yetkilerle donatılmış bir araştırma komisyonu kurulursa bunları hepsi gün yüzüne çıkar. Ama korkuyorlar, Mehmet Ağar’ın söylediği iddia edilen bir kelime var ‘Tuğlayı çekersek hepimiz yıkılırız’  Artık o tuğla çürüdü” diyen Yeşilboğaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin mafya devleti olduğu iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise, “Bu bir gerçek aslında. Siyasi bağlantınız olmazsa kapıları açamazsınız. Siyasi gücünüz olacak öncelikle. Çünkü insanlara emir vereceksiniz, talimat vereceksiniz vs. bunları yapabilmeniz için mutlaka gücünüz olması gerekiyor ve Türkiye’deki en büyük güç de siyasi güç. Dün FETÖ niye iktidar partisine yanaştı? Çünkü siyasi gücü ele geçirmek istiyordu. Bütün yaptırdığı işleri siyasi güçler aracılığıyla yaptırdı. Meclisten istediği yasayı çıkartırdı, istemediğini ortadan kaldırdı. FETÖ yönlendirdi, tüm ilgili bölümlere atamalar yaptırdı, talimatları verdi. Çıkar örgütleri grupları da aynı minvalde çalışırlar, kendi adamlarını beslerler. Amerika’da da belli çıkar gurupları belli senatörleri destekler, bütün seçim yatırımlarını yaparlar ‘Bizim için çalışacaksın’ derler. Dünyanın her yerinde böyle ama Türkiye’de maalesef demokrasi geleneği oturmadığı için burada daha kolay. Bir de parlamenter sistemden vazgeçilmesi ile tek partili hükümet dönemine döndük ve burada daha kolay bu bağlantılar” 
“HÜKÜMETE ÇOK BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
Her şeye rağmen hükümete çok büyük görev düştüğünü söyleyen Yeşilboğaz, “Şu anda toplum ciddi anlamda devlete, hukuka karşı güvenini kaybetmiş durumda. Ülkeyi kimlerin yönettiğini bilmiyor vatandaş, bu güveni tekrar kazanmak istiyorsak hukuka yol vermek zorundalar. Burada şeffaf, objektif herkesin bile bileceği şekilde araştırma yapılacak. Bu noktada ucu kime değerse değsin yargılanması ve cezalandırılması için gerekli araştırma, soruşturma ve yargılama yapılmak zorunda. Bu güveni bugün sağlayamazsanız yarın çok geç olur” dedi. 

“DÜNÜN GÜÇLÜ YARGILAYANLARI, BUGÜNÜN YARGILANANLARI OLDU”
“Herkesin hukuka, yargıya sığınmaktan, güvenmekten başka şansı yok.” Diyerek konuşmasını sürdüren Yeşilboğaz , “Ama cesur ilkeli ve sonu nereye varırsa varsın mutlaka hesap sorabilecek bir yargı olması gerekiyor. Devlet memuru maaşını alan, ‘Ben sadece işime bakarım’ diyen bir yargı değil, korkmadan yürüyecek bir yargı gerek. İşinden atılabilir ama bu toplum onlara sahip çıkar, biz avukatlar bunlara sahip çıkarız. Biz hep ‘Herkese adalet lazım olacak’ diyoruz. Ülkede her şey değişir, siyasi konjonktür değiştiğinde hukuk iklimi değişir ve herkes bunun altında kalır. Nitekim iklim değişti, dünün güçlü muktedirleri, yargılayanları, bugünün yargılananları oldu. Bugünün yargılayanlarının da yarının yargılananları olacağı ihtimali çok yüksek. Burada hem görüp de bir şey yapmayanlar sıkıntı yaşayacaklar. Ben bir şey yapmadım değil, görüp de yapmadıysan bu da görevi ihmal suçuna girer. Ülkeye ihanete girer”  şeklinde konuştu
“DÜNYA GÜNDEMİNE OTURDUK, REZİL OLDUK”
Yeşilboğaz açıklamalarını şu şekilde tamamladı: “Bu kişi kendi kardeşini yakmak pahasına bir iddiada bulundu ama bununla ilgili bir şey yapılmıyor. Sedat Peker’in suç örgütü lideri olduğu söyleniyor ve itiraflarda bulunuyor ama bize açıklamalar yapması gereken İçişleri Bakanı. Soylu’nun söylediği hiçbir şey bizi tatmin etmedi. Türk toplumu bir hayal kırıklığına uğradı. Devlet görevlilerine güven burada bitiyor.  Bunlar çok ciddi sıkıntı verdi, devlet bağırsaklarını temizliyor diyor ama burada her şey ortaya döküldü. Burada muhalefetin gece-gündüz nöbet tutması ve bu iş aydınlanana kadar burayı terk etmeyeceğiz demesi lazım. Dünya gündemine oturduk, rezil olduk.   Devlet içinde bir sıkıntı var ama çözmek için ülke harcanıyor, topluma yazık ediliyor. Bu toplum bunu hak etmiyor, hukuka aç, özgürlüğe aç, yaşama aç bu insanlar. Sedat Peker’in bu kadar açıklamasına rağmen ne bir soruşturma yapıldı, ne bir açıklama yapıldı. Bir başkasının iddiası üzerinden her şeyi yapıyorsunuz ama burada sessizlik var. Kendine karşı yapılanları devletle birleştirdi, ‘Subje ben değilim, hedef ben değilim’ diye kendini çıkardı, ‘Bu devlete yönelik operasyondur’ diye lanse etmeye çalışıyor.  Bu noktada basına çok iş düşüyor, bu konunun derinlemesine açıklanması ve aydınlanması gerekiyor. Hepimizin başına çok iş gelebilir ama ülkenin selameti için yapmamız gerekiyor”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.