banner214

Çok defa yazdım, böyle giderse yazmaya devam edeceğim, siyasette gergin hava devam ediyor ve hem muhalefet, hem de iktidar bundan geri adım atmıyor. Bu dilin ülkeye hiç bir faydası yok. Toplumun bunca derdi, bunca sıkıntısı varken siyaseti germeye gerek var mı? Allah aşkına şimdi halkı karpuz gibi ikiye bölmeye çalışmak kime ne fayda sağlayacak? Geçmişten hiç mi ders almadı bu siyasetçiler? Seçime mi gidiyoruz savaşa mı gidiyoruz belli değil. Bu kutuplaştırıcı dilin sonu nereye varacak böyle.

Geçtiğimiz hafta içerisinde CHP genel başkanı iki konuda açıklama yaptı. Birinde seçimlere doğru ülkede siyasi cinayetler işleneceğine dair duyumlar aldıklarını söyledi. Ardından İYİ parti genel başkan yardımcısı Koray Aydın’da aynı konuda duyumlar aldıklarını söyledi. Zafer partisi genel başkanı Ümit Özdağ aldıkları bir istihbaratta kendisine İŞİD tarafından bir suikast düzenleneceğini söyledi. Bunları üst üste koyduğumuzda 2023 seçimlerine giderken siyasi söylemlerin nasıl bir atmosferde geçeceğini öngörmemek mümkün değil. Bunun üzerine CHP genel başkanı konuyla ilgili görüşleri sorulmak üzere Ankara cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldı ama ifadeye gitmedi. Koray Aydın ise telefonla Başsavcıya ifadesini verdi.

CHP genel başkanı bu açıklamalarıyla acaba hükümetin gitmemesi için siyasi cinayetler işletebileceğini mi ima etti? Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı gerekse Ak parti yöneticileri açıklamalar yaptı. Böyle bir duyum varsa yargıya intikalinin sağlanması İçin suç duyurusunda bulundular. Ancak CHP genel başkanı avukatı aracılığıyla önce Cumhurbaşkanı ve Ak parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesine başvurulmasını isteyerek gerekçesini şöyle açıkladı;” Ak parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meral Akşener’e Rize’de yapılan saldırılardan sonra bunlar daha iyi günleriniz, daha neler olacak” sözünün sorgulanmasını istedi.

Bu ülkede geçmişte siyasi cinayetler işlendi. Bu cinayetlerle birlikte kendileri gibi düşünmeyenler ortadan kaldırılmaya çalışıldı.12 Eylül’e getirilen dönemi hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. O kaotik ortamın bugün de farklı versiyonları uygulanmak isteniyor. Bugün siyasiler sokak ortasında dövülüyor, gazeteciler linç edilmeye çalışılıyor. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çubukta bir şehit cenazesinde linç edilmeye çalışıldı. Yumruğu vuranın daha sonra eli öpüldü. Gelecek partisi genel başkan yardımcısı Selçuk Özdağ neredeyse öldürülecek kadar dövüldü. İyi parti İstanbul il başkanı bir televizyon çıkışında saldırıya uğradı. Birçok muhalif gazeteci saldırıya uğradı. İşin enteresan tarafı şu anda bu saldırıyı yapanların hiç biri tutuklanmadı ve ceza almadı.

Peki sorumlu siyasetçi bu durumda ne yapmalı, bu terör saldırılarına karşı nasıl bir tavır almalı? Her şeyden önce bunları önlemek iktidarın görevi değil mi? Hiç kimse bu saldırıları normal demokratik bir protesto olarak göremez. Hiç kimse bu eylemi gerçekleştirenlerin sırtını sıvayamaz. Sorumlu siyasetçi saldırılar kime yapılırsa yapılsın onların arkasında durarak saldırganların en şiddetli şekilde ceza almasını sağlamakla yükümlüdür. Terörden medet umarak siyasi istikbal peşinde koşanlar bunun bedelini öderler. Sadece o siyasetçiler değil bu bedeli tüm ülke öder.

Onun İçin tüm siyasi partiler söylem bütünlüğü içeresinde terörü lanetleyen bir dil kullanmalıdır.7 Haziran ve 15 Kasım arasındaki işlenen cinayetleri daha unutmadık. Terör örgütleri ve onun taşeronları bulanık havayı severler. Siyasi ortam tam bunlara eylem imkanı sağlayabilir. PKK veya İŞİD marifetiyle ülkemizde siyasi cinayetler işlenebilir. Kurt bulanık havayı sever avını avlamak için. Biz birlik ve beraberlik içerisinde olursak bu planı bozabiliriz.

Seçimler demokrasinin vaz geçilmez kurallarından biridir. Halkın iradesinin üzerinde hiç bir irade olamaz. Seçimlere doğru bu siyasi gerginliğin devam etmesi hiç bir partiye fayda sağlamaz. Halkımız hür iradesiyle hangi partiyi veya İTTİFAKI desteklerse buna saygı duymaktan başka çaremiz yok. Onun için iç çekişmeler halkın sorunlarını çözmek amacına matuf söylemler değildir. Halkın sorunlarını çözmek yapıcı bir dille projelerini ve vaatlerini ortaya koyarak çözülür. Bu dil tatlı olmalı, saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde kullanılmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231