banner165

   Türkiye'de o kadar fazla siyasi parti varki inanın bunların en fazla 10-15 kadarının ismini hatırlıyoruz.

   Geçenlerde bir haber okudum. Mustafa Sarıgül'ün kuracağı parti ile birlikte 99. Siyasi parti faaliyete geçmiş olacakmış.

    Bunun yanında Muharrem İnce yeni parti kurabilir.

    HDP çizgisini PKK ile birlikte düşündüğü için uzak olan mütedeyyin Kürtler ayrı bir parti kurmak için hazırlık yapıyorlar.

    Bu sayının gittikçe artacağını düşünüyorum.

     Peki bu istikrarlı bir artış mı?Yeni parti bir zorunluluk mu?Her önüne gelen dernek kurar gibi parti kurmalı mı?

     Hani bu partileri demokrasinin ve çoğulculuğun bir kazanımı olarak değerlendirmek ne kadar gerçekçi?

     Bugün hemen hemen her siyasi partinin muadili bir veya bir kaç parti var.

     Küçük farklılıklar ile siyasi partiler kanununa göre kurulan bu partilerin aslında aralarında çok büyük farklar yok.

      Eskiden bu ülkede dört temel görüşü savunan partiler vardı.

      Bunlar kiberalliği ve merkezi ele alan Adalet partisi,halkçılığı ve solu ele alan CHP,milliyetçiliği ele alan MHP ve İslami hassasiyeti ele alan MSP ve devamı partiler.

       Şimdi böyle mi?Bugün merkez sağı temsil eden en az 25 parti var.

        İslami düşüncede yani milli görüş çizgisinde 5-6 parti mevcut.

        Milliyetçi kanatta yine bir o kadar kurulmuş partiler var.

        Peki bu kadar partinin olması demokrasi açısından gerekli mi?

        Büyük bir kısmı tabela partisinden öteye gitmeyen bu partilerin gerçek işlevi sadece particilik mi yapmak?

         Basında sık sık çıktığı için söylüyorum; bir partinin sırf parti şemsiyesi altında kumar oynattığını gördük.

         İyide parti kurmak bu kadar kolay olmalı mı?

          Her önüne gelen parti kurarsa bunun finansmanı,insan kaynakları nasıl temin edilecek?

          Bunların yüzde doksanı seçime bile katılamazken ülke siyasetine nasıl katkıları olabilir insan düşünemeden edemiyor.

          Siyasi partilerin esas amacı iktidara gelmektir;bütün mücadeleleri bunun için olmalıdır.

          Kurulurken veya faaliyetlerini devam ettirirken yeterli etkin bir kadro kurarak olası bir iktidarda başarılı işler yapmak için bir yol haritasına ihtiyaç duyarlar.

          Dışarıdan toplama insanlarla parti kurulmaz.

          Her alanda deneyimli ve birikimli insanların parti bünyesinde olması gerekir ki,iktidara geldiklerinde halka en iyi hizmeti yapsınlar.

          Parti kurduk bize oy verin demekle bu işler yürümüyor.

           Veya birilerinin egosunu tatmin etmek için parti kurulmaz.

            Türkiye tarihini incelediğimizde iki partinin kurulduğu yıl iktidara geldiğine şahit oluyoruz.

            Bunlardan biri Turgut Özal liderliğinde kurulan ANAP,diğeri ise Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan Ak parti.

            Bu iki parti gerek tüzüğü ile gerekse kadroları ile iktidarı hedeflemiş ve başarılı olmuştur.

             Ayrıca tam başarılı olmamakla birlikte ilk kurulduğu zaman yüzde 7.2 oy alan Cem Uzan'ın Genç partisini ve yüzde 10 oy alan Meral Akşener'in İYİ Partisini sayabiliriz.

           Belli bir boşluğu doldurmak için kurulan partiler her zaman başarıyı sağlıyorlar.

          Bunda kuruluş dönemleri ve liderleri çok belirleyici oluyor.

          Düşünün Turgut Özal'ın iktidara geldiği zamanda henüz darbenin etkisi ülkeye hakimdi.

          Zorunlu kurdurulan iki parti yanında Turgut Özal'ın karalı tutumu iktidarı getirdi.

          Büyük bir krizde kurulan Ak partinin de iktidara gelmesi tamamen konjektörel bir durumda gerçekleşti.

         Halkın hem büyük bir krize maruz kalması,hemde İstanbul büyük şehirdeki başarısı Recep Tayyip Erdoğan'ın önünü açtı.

         İşte şartların elverdiği zamanda belli bir proğramla halkın huzuruna çıkan partiler başarılı oluyor.

        Cem Uzan'ın mazot bir TL. Olacak çıkışı o zamanlar popülerdi.

         Meral Akşener'in tüm engellemelere rağmen ortaya koyduğu kararlı tutum ilk

seçimde başarıyı getirdi.

         Onun için her parti iktidar alternatifi olarak faaliyet göstermelidir.

         Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yeni partilerin önünü açtı.

         Yüzde 51 bandını yakalamak için kurulan ittifaklar küçük partilere bir imkan sağlıyor.

         Bundan sonra çok daha fazla partinin kurulduğuna şahit olacağız.

         Ama ya taban nasıl olacak? Belli bir tabanı olmayan partiyle kim ittifak yapabilir.

         Bu parti enflasyonuna son vermek lazım.

         Aynı görüşten olan partilerin birleşmesinin daha makul olacağını düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.