banner214

Çocukken zemin kattaki evimizin önünde kedi beslerdim. Kedilerle ilişki kurmak, o sevimli hayvanların sabahtan akşama kadar neler yaptığını gözlemlemek o kadar öğreticiydi ki benim için… Canlı canlı çekilen bir macera filmi gibi eğlenceliydi de.

                Sabah kalkar kalkmaz kedilerimin yemini verirdim. Benim için önemli bir sorumluluktu bu, yoksa kedilerim aç kalırdı. Hazır yem de değildi verdiklerim. Evdeki yemeklerin içine ekmek doğrardım.  Bazen de azıcık peyniri ekmeğe bulardım. Peynir kokan ekmeği yemeye doyamazdı hayvancıklar. Tavuk ve balık artığı çıktığı zaman bayram ederlerdi. Kıt koşullarda neler yapabileceğimi öğretmişti o zaman kedilerim bana.

                Çok temiz hayvanlardı. Yemlerini yedikten sonra mutlaka patilerini yalarlar, yaladıkları patileriyle de ağızlarını temizlerlerdi. Yemekten sonra elimi yıkamaya üşendiğim o çocukluk yıllarında, kedilerim aklıma gelirdi.

                Cumartesi ve pazar günleri ödevlerimi yaptıktan sonra, kedileri takibe çıkardım doğruca. Onların pusuya yatışlarını, avlanmalarını seyrederdim. Kedilerin beden dillerinden, kuyruk hareketlerinden duygu durumlarını analiz ederdim. Ayrıntıların anlamları vardı, bunu kedileri izlerken öğrendim.

Yanıma sokulduklarında onlarla sohbet eder, boğazlarını okşardım. Onlar da benim elimi yalar, annelerini emerken yaptıkları gibi masaj yaparlardı bana. Sevgiyi paylaşırdık.

Çok garip hayvanlardı. Bazen kendilerini sevmemi isterler, bazen de yanlarına bile yaklaştırmazlardı. Kedilerle ilişkimizde benim değil, onların sözü geçerdi çoğu zaman. Sanki ben onların sahibi değilmişim de onlar benim sahibimmiş gibi davranırlardı. Bugün zor karakterli insanlarla başa çıkabilmeyi, ben kedilerim sayesinde öğrendim.

                Genellikle dişi kedi besledim. Dört beş ayda bir doğururlardı. Yeni doğum yaptıklarını, bir iki gün boyunca ortadan kaybolmalarından anlardım. Doğum yapmak için en kuytu yerleri seçerlerdi. Sözgelimi Toşibaşi, yavrularını en umulmadık yerlere saklamakta çok ustaydı. Siteyi alt üst eder, nereye doğurduklarını bulur, onlara süt götürürdüm. Yine de yavrularına yaklaşmama izin vermezlerdi.

                Erkek kedilerim de oldu. Birçok kez kavga ederdi erkek kediler. Gecenin bir yarısı dövüşme sesine uyanır, onları ayırmaya çalışırdım. Bir sabah uyandığımda Pamuk’un yaralandığını gördüm. Patisini bile kaldıramıyordu. Veterinere götürmeyi akıl edemedik. Zaten paramız da yoktu o kadar. Aspirinlerle, vitaminlerle, yara merhemleriyle tedavi ettik Pamuk’u. Ancak bir ayda kendine gelebildi. Sonra da bıraktı bizi. Bizim site başka bir erkek kedinin egemenliğindeymiş. Şimdi Tece’de başka bir muhitte görüyorum Pamuk’u. Hâlâ yaşıyor, seviniyorum.

                Erkek kediler çok merhametsizdi. Kendi iktidarlarını korumak için yavru erkek kedileri boğarak öldürürlerdi. Çünkü o kediler büyüyünce kendilerine rakip olacaktı. O yüzden erkek kedilerle aramız limoniydi.

Oturduğumuz siteye haftada bir balıkçı gelirdi. “Balık balık!” diye gür sesiyle bağırır, bütün siteyi inletirdi. Bu sese kediler de alışmıştı. Sesi duyan kediler, süratle balıkçıya doğru koşmaya başlardı. Kediler balıkçının yanına geldiğinde açlıklarını belli eden bir şiddette miyavlarlardı. Balıkçı da onlara kılçık, balık kafası filan verirdi. “Nasıl alıştırdım ama?” diye bize sorardı balıkçı.

Azman, Pamuk, Toşibaşi, Piso ve daha niceleri… Çocukluğumun en öğretici dostlarıydı. Sorumluluk üstlenmeyi, sevmeyi, gözlem yapmayı, ayrıntıların anlamlarını, doğanın dilini, hayvanların da bir dünyasının olduğunu ben kedilerimden öğrendim. Şimdi gördüğümde sevimli dostlarımıza selam veriyorum, kedili günlerimin bana neler öğrettiğini düşünerek…

Siz de deneyin. Kedileri sevecek ve çok şey öğreneceksiniz.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198