banner214

1971 yılında sosyal psikolog Philip Zimbardo, insanların sosyal rollere nasıl tepki verdiğine dair bir deney düzenleme kararı aldı. Deneyin temel amacı sosyal beklentiler ve etiketlerin davranışlar üzerindeki etkilerini incelemekti. Philip Zimbardo, insanların belli davranışlarının bulundukları durum ve kurumların etkisiyle mi ortaya çıktığı yoksa içlerinden mi geldiğini araştırmak istiyordu.  Bu deney için Stanford Üniversitesi'nin Psikoloji Departmanı'nın bodrum katına sahte bir hapishane inşa edildi. Deney için başvuranlar içinden 24 erkek üniversite öğrencisi seçildi. Bu deney için öğrencilere belli bir miktar para ödenecekti. Şart olarak ise mahkûmlara, gardiyanların emirlerini dinlemeleri; gardiyanlara ise mahkûmlara karşı sert olmalarını fakat şiddetten uzak durmaları söylendi. Deneyin başlangıcında gardiyan ve mahkûm olacak bu gençler arasında somut bir fark bulunmamaktaydı. Gardiyan ve mahkûm olacaklar yazı tura ile belirlenmişti. 
Kısa bir süre sonra evlerinden, gerçek polisler tarafından silahlı soygun ve hırsızlık suçlarından dolayı tutuklanmalarıyla deney başlamış oldu. Suçlulara uygulanan prosedürler en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Her şey gerçeğe uygundu. Daha sonra nereye gittiklerini anlamamaları amacıyla, gözleri bağlı bir şekilde deneyin gerçekleşeceği hapishaneye getirildiler. Gardiyanlar, tıpkı gerçek gardiyanlar gibi giydirilmişti. Ellerine tahta sopalar verildi ve tamamen gerçek bir hapishane ortamı yaratılmaya çalışıldı. Göz temasına engel olması amacıyla aynalı gözlükler verildi. Mahkûmlaraysa, tıpkı gerçekte olduğu gibi, oldukça rahatsız edici bir mahkûm kıyafeti giydirildi ve bileklerine birer zincir vuruldu. Dışarıyı görebilecekleri bir pencere yoktu. Ortamda saat de yoktu. Mahkûmlara numaralar verilmişti ve isim kullanılmıyordu. Gerçekle olan bağ koparılmıştı. Gardiyan ve mahkûmlar rastgele seçilmesine rağmen kısa süre içinde rollerini içselleştirmeleri şaşırtıcıydı.  Deney bu şekilde başladı ve göreceli olarak sorunsuz bir ilk günden sonra, daha ikinci günden ortalık karışmaya başladı. 
Her hücrede 3 kişi kalıyordu. Hücreler nerdeyse hareket bile edemeyecekleri kadar dardı. İkinci gün, mahkûmlar isyan başlattılar. Olaylar böylece başladı ve sonuçlar oldukça rahatsız edici düzeydeydi. Kapılarını yataklarla bloke ederek, kıyafetlerini çıkardılar ve gardiyanları dinlemeyeceklerini söyleyerek emirleri reddettiler. Gardiyanlar isyanı bastırdı. İsyanın lideri olarak gördükleri bir mahkûmu delik adını verdikleri bir yere koydular. Bunun tekrar yaşanmaması için ayrıcalıklı bir özel hücre de kurdular. Ayrıcalıklı özel hücreye ise isyana katılmayan üç mahkûm alındı. Onlara iyi davranıldı. Yataklar verildi. Güzel kıyafetler ve yemekler verildi. Sonra onlardan ikisi kötü hücrelerde kalan başka mahkûmlarla değiştirildi. Bu mahkûmlar arasında kafa karışıklığı yaratmıştır. Bunun gibi birçok taktik denediler. Bu tarz yöntemlerin gerçekte de kullanıldığı bilgisine sahip olmayan gardiyanların yöntemleri çok etkiliydi. 
İsyan lideri olan ve cezalandırılan 8612 kontrolsüz davranışlar göstermeye başladı. Duygusal rahatsızlık, dağınık düşünme, kontrol edilemeyen ağlama ve öfke hali yaşamaya başladı. Hapishane yönetimi gibi düşünmeye başlayan Zimbardo ve arkadaşları mahkûmun kurtulmak için onları oyuna getirmeye çalıştığını düşündü. Kısa bir süre sonra durum gitgide kötüleşince ilk mahkûmu salmak zorunda kaldılar.

Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte olmuşlardı. Deney öngörülen sınırların dışına çıkıp tehlikeli ve psikolojik olarak hasar veren bir duruma geldi.  Zimbardo altı günlük kısa deney süresi içinde istem dışı olarak bir araştırmacıdan ziyade hapishane müdürü gibi düşündüğünü ve davrandığını fark etmiştir. Gardiyanlık konusunda hiçbir eğitim almamış öğrencilerin, mahkûmlar arasındaki birlik ve dayanışmayı kırmak için kendi aralarında yaptıkları görüşmeler sonucunda uygulamaya karar verdikleri yöntemler gerçekte de uygulanan yöntemler olması ve hatta daha ağır psikolojik etkilere sahip olması, hapishaneyi ziyaret eden psikologların Zimbardo’yu uyarması gibi nedenlerle başlangıçta birkaç hafta süreceği bildirilen deney, işler iyice çığırından çıkmak üzere olduğundan bir haftayı doldurmadan sona erdi. 
Zimbardo, deneyin başında neredeyse aynı insanlardan oluşan bu iki grubun deney sonunda tamamen farklı insanlara dönüştüklerini ve kötü yerin iyi insanları yendiğini belirtiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231