banner165

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce yaptığı bir açıklamada Uşak'ta gözaltına alınan 30 kadına Uşak Emniyet Müdürlüğü'nde iç çamaşırları çıkarılarak üst araması yapıldığını dile getirmişti.

Gergerlioğlu'nun bu  açıklamasından sonra çıplak arama konusu Türkiye'nin gündeminde yer buldu, çok sayıda kadın sosyal medya üzerinden paylaşımda bulunarak benzer muameleye maruz kaldığını dillendirmişti.

Doğrusu bu konu yeni değil, mevcut hükümet döneminde de bu iddialar vardı, bu hükümetten önce de çıplak aramayla alakalı sorunlar insanlar ve insan hakları savunucuları tarafından dillendiriliyordu.

Gergerlioğlu’nun iddiaları dillendirmesinin ardından AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Meclis'te gündeme gelen Uşak Emniyet Müdürlüğü’ndeki çıplak arama iddialarına tepki gösterdi. 

Zengin ardından çok tepki çeken şu açıklamayı yaptı; “Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder, bir sene beklemez. Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez. Bu kurgusal bir harekettir. Biliyoruz ki size bir aferin geldi”.

Zengin yaptığı açıklamayla özellikle hemcinslerinden çok büyük tepkiler aldı. Nitekim kadına yönelik şiddet, taciz, cinayet ülkenin bir gerçeği ve maalesef neredeyse her gün gazetelerin üçüncü sayfaları bu tür haberlerle kırmızıya boyanıyor.

Bir hukukçu olarak kendisi de çok iyi biliyordur, yapılan birçok araştırmada tacize ve tecavüze uğrayan kadınların azımsanmayacak bir kısmının yıllarca sustuğu ve kimseye bir şey söylemediği biliniyor.

Tacize uğrayıp susan kadının sessizliğinin sebebi; toplum baskısı, öldürülme korkusu, toplumdan ve aileden dışlanma kaygısı, psikolojik bozukluk , depresyon ve bilmediğimiz birçok sebebi vardır. Ama bu suskunluğun kadının onursuzluğu ve ahlaksızlığıyla nasıl bir bağlantısı olduğunu ben anlayamadım. Zengin’in de bir kadın olarak nasıl bağdaştırdığını merak ediyorum doğrusu.

İşin diğer garip tarafı medya çıplak arama konusu ilk defa dillendiriliyor gibi işlemiş. Muhabirlik yaptığım zamanlarda sadece Mersin’de buna yönelik en az üç-dört tane şikayet dile getirilir ve basın açıklaması yapılırdı ve maalesef bu yıllardır böyle. Çok uzak değil, birkaç yıl önce Pozantı olaylarını yaşadık ve mağdurları küçücük çocuklardı.

Zengin’in yaptığı açıklamadan sonra sosyal medyada binlerce kadın, cezaevlerinde çıplak aramayla ilgili yaşadıklarını yazdı. Hatta sadece kadınlar değil erkekler dahi yazdı. Onlardan biri de yazar İlhami Işık’tı ,cezaevinde uğradığı tacizi bir erkek olarak 40 yıl sonra dile getirip açıklayabildiğini söyleyerek Zengin’e tepkisini dillendirdi.

Ardından Selda Bağcan sosyal medyadan şöyle bir açıklama yaptı “ŞARKILARIMDAN DOLAYI ÜÇ DEFA HAPSE GİRDİM.AYNI ŞARKILAR ŞİMDİ  DÜNYADA MEŞHUR http://OLDU.VE BEN HER GİRİŞTE ÇIPLAK ARANDIM.ANLAMAK İSTEMEYENLERE DUYURULUR!..”.

İşin acı tarafı dört duvar içinde çırılçıplak edilen, savunmasız bırakılan insanların uğradıkları tacizi kanıtlama gibi bir şansları yok. Eğer iddialar doğruysa ve bu kanunsuzluğu ve gerçek ahlaksızlığı  yapanlar kanıt bırakır mı, tabii ki hayır. Bu aşamada yetkililerin görevi insanları itham etmek değil, en savunmasız oldukları yerde dahi haklarını koruyup, adaleti temin etmek olmalıdır. Kimsenin susmadığı ve güzelliklerin dillendirildiği günlere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner185