banner417

İslam’ın kadına verdiği değeri iyi anlamak için, kadının cahiliye devrinde ve diğer toplumlarda ki yerini
bir nebze olsun bilmemiz veya feminizm sloganların yaygınlaştığı günümüzde kadının maruz kaldığı
alçaltıcı muameleleri göz önüne getirmemiz gerekir. Bu eski toplumların kadına bakış açısını ortaya
koymak için bazı örnekler vereceğiz.

ESKİ YUNANLILAR’ DA KADIN
Kadın, eski Yunan toplumunda çok aşağı bir seviyedeydi. Toplum kadını insanlık üzerinde sadece bir
yük olarak gördü. Onun yegane amacı, evde bir kadın hizmetçi gibi erkeklere hizmet etmekti. Kadın
pis sayılır, şeytani varlıklardan biri olarak kabul edilirdi. Yasal açıdan ise; kadın onların gözünde basit
bir eşya gibiydi. Çarşıda, pazarda alınıp satılırdı. Hürriyeti tamamen elinden alınmış ve bütün medeni
haklardan yoksun bırakılmıştı. Mirastan hiçbir hak iddaa edemezdi. Kadın, hayatı boyunca kendisine
vekil olan erkeğin emrine boyuna eğmek zorundaydı. Kadının tüm masrafları onun tasarrufundaydi.
Erkeğin izni olmadan kadın kendi malını bile harcama yetkisine sahip değildi. Boşanma yetkisi yanlız
erkeğe verilmişti. Eski Yunanlıların, kadınlar hakkında çok garip görüşleri vardı. Şöyle derlerdi; “Yangın
ve yılan sokmasının bir çaresi vardır fakat, kadının kötülüğünün çaresi yoktur.” (Eflatun) “Kadın elden
ele orta malı olarak gezmeli.” Aristo ise şöyle der? Kadın yaratılışta; yarı kalmış bir erkektir.” Yine
Aristo Yunanistan’ın ilkel devirlerinde, erkeklerin karılarını satın aldıklarını söylüyor. Çok eski
devirlerde erkek, kadının babasına hayvanlardan ibaret bir bedel veriyordu. Yunan mitolojisinde ilk
kadının ismi Andora’dır.(1) Topraktan ve sudan yaratılmıştır. İnsanın başına gelen tüm bela ve
felaketlerin sebebidir. Bu kadın o kötülüklerin kapalı olduğu kapağı açmış ve bütün musibet ve
felaketleri dünyaya yapmıştır. Merhum Mevdudi bu mitolojinin Hz. Havva'ya dayandığını, Yahudi
mitolojisinde buna benzer bir kadından bahsedildiğini, Andorra’dan maksat Hz. Havva olduğu
görüşündedir. (2) Yunan toplumunda daha sonra kadın değişmeye başladı. Törenlerde erkeklerle
karışık bir hayat yaşamaya başladı. Fuhuş öyle yaygınlaştı ki , zina tiksindirici bir hal olmaktan çıktı.
Fahişelerin evleri siyasi, sanat ve edebiyat merkezi haline geldi. Daha sonra sanat adına çırılçıplak
heykeller yapmaya başladılar. Aşk tanrıçaları yaptılar. Heykellerini diktiler. Bütün bu sapıklıklar
onların şehvet duygularını duyurmadı. Sonra aralarında homoseksüellik yaygınlaştı. Çirkin bir cinsel
ilişkiyi temsil eden tanrı heykeli diktiler. Uygarlıklarının zirvesiydi. Bütün bunların hepsi helak oldu
gitti! Aynı şeylerle uygarlık düzeyine çıkacaklarını iddaa eden seks yobazlarına ithaf olunur bunlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432