banner214

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile amaçlanan zayıf konumda olan tüketiciyi korumaktır . Tüketiciyi koruma amacı taşıyan düzenlemeler bu doğrultuda genel işleyişten ayrılarak bir takım şartları taşıması halinde uyuşmazlıkların tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemelerinde çözülebilmesi imkanı tanımaktadır.

                6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3/1-k’da tüketici “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Tüketici, somut hukuki ilişkiye

girerken özel bir amaç takip eden, yani mal ya da hizmeti elde ederken, kişisel, ailevî veya özel kullanıma özgü bir amaç taşıyan kişidir2 . Böylece, burada bir hukuki ilişkinin tarafının tüketici olarak nitelendirilmesi bakımından, onun hukuki işlem iradesi esas alınmakta, özel bir amaçla hukuki ilişkiye giren tarafın, aynı zamanda tacir ya da bağımsız olarak yürütülen bir meslek sahibi olması önem taşımamaktadır

                Tkhk’da Tüketici Mahkemelerinde kimlerin davacı olabileceğine ilişkin açık bir hüküm yer almamakla birlikte, m. 73/f. 2’de yer alan; “tüketici mahkemeleri nezdinde bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı harçlar kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.” ibaresi davacıların kimler olabileceğine ilişkin fikir vermektedir. Bu doğrultuda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın, tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin tüketici mahkemelerinde davacı olarak yer alabileceğini söyleyebiliriz. 

                Tüketici mahkemelerinde önemli oranda davalı olarak satıcılar, sağlayıcılar yer alacaklardır. Bununla birlikte TKHK m. 70/f. 3 gereği tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı satıcıların da itiraz edebileceği; bu durumda tüketicilerin de davalı konumunda bulunabileceğini yukarıda belirtmiştik. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına itirazın bir kanun yolu olmadığını belirtmek gerekir; zira karara karşı başvurulan yolun, kanun yolu olarak nitelendirilebilmesi için, kararın bir üst derece mahkemesince incelenmesi gerekmektedir. Fakat tüketici sorunları hakem heyeti mahkeme olarak kabul edilemeyeceğinden hakem kararlarına itirazı kanun yolu olarak kabul etmek mümkün olmayacaktır. . Tüketicinin açtığı davalarda davalı konumunda sözleşmenin niteliğine göre satıcının yanında TKHK gereğince satıcı ile müteselsilen sorumlu tutulan kişiler de yer alabilir

                Tüketici mahkemelerinin görevini tespit ederken öncelikle uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görev alanına girip girmediğinin dikkate alınması, sonrasında ise uyuşmazlığın parasal değerinin belirlenmesi gerekir. TKHK m. 73/1 tüketici mahkemelerinin görevini “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde belirlemiştir. Bu noktada TKHK m. 3/1-l’de “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” biçiminde tanımlanan tüketici işlemi kavramı gündeme gelmektedir.

Tüketici işlemini “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” olarak tanımlaması sonucu Yargıtay’ın 4077 sayılı kanun dönemindeki yerleşmiş içtihadına rağmen, 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun gereği taraflarından birinin tüketici olduğu eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinde görülebilecektir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233