banner165

Türkiye Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalizme karşı ilk ulusal kurtuluş savaşının sonucunda, Osmanlı İmparatorluğunun külleri üzerine kuruldu.

Osmanlı on dokuzuncu yüz yılın birinci yarısına kadar (1839 Tazminat Fermanı) kültürel, yönetimsel ve sosyal alanda hep Orta Doğu ülkesi olmuştur. Tanzimat fermanı ile batılılaşmaya çalışmış olsa da toplum her zaman Orta Doğu toplumu olarak kalmıştır.

Cumhuriyetin ilan edilmesi ve aydınlanma devrimlerinin başlatılması ile yönümüzü batıya döndük. Zira Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları biliyorlardı ki, Orta Doğulu kafası ile Avrupa uygarlığı yakalanamaz, batı toplumu içinde yer alınamaz.

Kulun yurttaş, ümmetin millet olması uygarlık yolunda adım atmak için başlangıçtı.

Batı bilim ve teknolojik gelişmeler yolunda ilerlerken, bunun dışında kalınamazdı.

Kültür, kılık kıyafet, medeni yasa, laiklik, sosyal alanlarda olduğu gibi ekonomik alanda da çok önemli adımlar atılmadan çağdaş uygarlığı yakalamak olanaksızdı.

Dokuma, gıda, inşaat, demir çelik ve benzeri alanlarda yatırım yapılarak önemli ilerlemeler sağlandı. Bu gelişmeler olurken emperyalizm ve içteki gericilik de boş durmuyordu.

Emperyalizm Anadolu’nun boz kırlarında Türklerden yediği tokadın intikamını almak için içteki Osmanlı kalıntıları ile işe yeniden başladı.

Çok partili döneme geçtikten sonra iktidara gelen partinin siyasi çıkarlar için laik cumhuriyet karşıtlarına verdiği tavizler, aydınlanma karşıtlarını güçlendirdi.  Yabancı ülkelerle yaptığı bazı ikili antlaşmalar da emperyalizmin ülke üzerindeki etkisini arttırdı.

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri müdahaleleri de işin tuzu beri oldu.

Gittikçe liberalleşirken yönümüzü tekrar Orta Doğuya İslam ülkelerine ve İslâm’a çevirdik. Emperyalizmin istediği de zaten buydu.

Netice de bu günlere getirildik.

Ama olmadı, olmazdı da.

Önce çağdaş uygarlık yoluna bir süre devam edip, tekrar ayrılmak toplumda ekonomik ve sosyal sıkıntı yaratmaya başladı.

Şimdi bunun sıkıntılı günlerini yaşıyoruz.

Batı ve Avrupa ülkelerine kafa tutan siyasilerimizin uygulamaya çalıştığı ekonomik, sosyal, kültürel, iç ve dış politika iflas etti. Ülkemiz yalızlığa itildi.

Şimdi de çıkıp,”Bizim yerimiz Avrupa’da” diye konuşmaya başladılar.

Avrupalı olmanın kolay olacağını sanıyorlar.

Bu zihniyetle asla batı uygarlığının içinde yer alınmaz, alamayız. Onlar da bu koşullarda kabul etmezler.

Avrupa toplumu içinde yerini almak öyle kolay değildir.

Önce demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin varlığına inanmak ve bunlara saygılı olmak gerekir. Demokrasi, adalet, hukuk ve eğitimde çağdaş bir reform yapmak gerekir.

Akıl ve bilimin inancın ilerisine koymanın önemini kavramak lazım.

Kendi inanç anlayışı dışında kalan inanç ve anlayışlara değer vermek, hoş görü ile yaklaşmak becerisine sahip olmak lazımdır.

Avrupa’da yer almak, dindar ve kindar nesiller yetiştirip, kendi dışında herkesi düşman ilan etmekle değil; barış, hoş görülü, özgür düşünen, sorgulayabilen ve Atatürkçü nesillerle olur.

Eğitim kurumundan çok cami, sayıları on binlerle ifade edilen legal ve illegal kuran kurslarında yetişmiş bağnaz insanlarla çağdaş Avrupa’da yer almak olanaksızdır.

Çağın dışında kalan ve cemaat gruplarının çalışmalarına politik çıkarlar için göz yummak ve destek vermekle olmaz.

Önce laiklik karşıtı zihniyetten vazgeçmek gerekir. Sonra adalet, hukuk, sosyal alanda, eğitim ve ekonomik reform şarttır.

Türk Halkını bir Orta Doğu toplumu yapmaya çalışırken bu kadar kısa zamanda  (U) dönüşü nereden çıktı?

Birden Avrupalı olmaya neden karar verildi?

Tabi ki samimiyet gerekir.

Avrupalı üreticidir.

Avrupa’da toprak boş bırakılmaz.

Bilim ve teknolojileri düzeydedir ve toplum bilim toplumudur.

Avrupa toplumu laik toplumdur. Şeriatçı bir anlayışla mı orada yer alacağız?

Avrupa bu halimizle bizi kabullenecek mi?

Bunu hiç düşünüyor muyuz?

Ayrıştırıcı, dindar ve kindar nesiller hedefleyen, laiklik, demokrasi ve bilim karşıtı kafalarla Avrupa toplumu bizi asla kabul etmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188