banner214

Son günlerde eğitim alanında milyonlarca insanı etkileyen gelişmeleri dikkatlice takip ediyoruz. Birçok haber ve yorum okuyoruz. Eğitimde yaşanan sorunlara dair birbirini takip eden haberlerin hızına yetişemiyoruz. Eleştirilerin ise ardı arkası kesilmiyor. Çoğu haklı eleştiriler… Ancak eleştirilen konuların arasında gözden kaçan ve geleceğe dair eğitim hedeflerimizi yeniden gözden geçirmemizi sağlayacak çok önemli bir gelişmeyi atlıyoruz. Bu gelişme ile ülkemizin eğitimde ve teknoloji de çağ atlanması bile beklenebilir….

Peki nedir bu gelişme?

Robotik çalışmaları mı?  Uzay araştırmaları mı? Genetik çalışmalar mı? Havacılık araştırmaları mı? Saydıklarımız da akıllara gelen önemli gelişmelerden olabilir. Ancak bahsettiğimiz gelişme Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tarafından ele alınan ‘Turşu’ dur. Üniversitenin Rektörü ‘nün ‘Hem turşuda kullanılan malzemeler hem de kurulumu üzerine çalışmalar yapalım istiyoruz’ sözü de gıda teknolojileri alanında koyduğumuz hedefleri ortaya koyar niteliktedir. Açıklamanın devamın da ise ‘Turşu bizim için önemli, havacılık ve uzay da önemli, buradaki termal de önemli. Çünkü her şey birbirini tamamlıyor.’ sözleri ile yerli ve milli turşunun havacılık, uzay ve termale katkıları da vurgulanıyor.

Bu açıklamalarda belirtilen her şeyin birbirini tamamladığı görüşüne katılmaktayım. Örneğin, nitelikli eğitim ile yetiştirilen bilim adamlarının salgın hastalığa çözüm bulacak gelişmelere adım atması birbirini tamamlayan gelişmelerdir. Başka bir örnekte üniversitelerde yapılan uzay araştırmaları neticesinde uzaya roket fırlatılması birbirini tamamlar niteliktedir. Verdiğimi örnekteki gelişmeler ülkemizde verilen eğitimin niteliğini bizlere gösterecektir. Turşu kurarak uzaya çıkmayı beklemek ise eğitim alanında doğru yolda olunmadığının da bir göstergesidir.

Yaklaşık 2.5 milyon öğrencinin üniversitelerde okumak için girdiği YKS sonuçları açıklandığında öğrencilerin de yaklaşık %70’i baraj puanını geçebilmişti. Baraj puanını geçebilmek için ise yaklaşık 120 sorudan 15 doğru yapmak yeterli olmaktadır. Yani 15 doğru yapamayarak sınavı geçemeyen öğrencilerin sayısına baktığımızda öğrencilerimize 12 yıllık eğitim öğretim hayatları boyunca kazandırdıklarımızı ve kazandıramadıklarımızı iyi düşünmemiz gerekmektedir.

Ayrıca yükseköğretime yerleştirme sonuçlarına göre kontenjanlarda görülen boşluklar ise sınav odaklı eğitim sisteminin öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarmak için yeterli olmadığını göstermektedir.

Barajın 15 soru cevaplayarak aşıldığı bir sistemde öğrencileri yarışa sokmanında bir anlamı kalmamıştır. Bu nedenle ilkokuldan başlayarak, sınavlarla yarış atı gibi koşturulan öğrenciler yetiştirmek yerine, öğrencileri ilgi ve yeteneklerine uygun alanlara yönlendirerek eğitmek çağın gereğidir.

Sınav odaklı eğitim ile birçok öğrencinin potansiyeli keşfedilememektedir.  Toplumda sosyal adaletsizliği tetiklemektedir. Eğitimi ise gün geçtikçe değersiz hale getirmektedir.

Sınavları adil bir seçim aracı gibi göstermek ise kolaycılığa kaçmaktır. Merkezi sınavlar dışında da birçok alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemleri bulunmaktadır.

Sınavlarla koşturulan, zorla bir üniversiteye yerleştirilen öğrencilerden üniversitelerde de fark yaratmasını beklemek, hayalden öteye gidemeyecektir. Bu sistemle yetişen öğrencilerden, üniversitelerde liyakat sahibi olmadan öğretim görevlisi olarak görev yapacak olanların da en büyük hayali ‘turşu’ kurmak olacaktır. Bu nedenle de bizler hep geçmişteki nitelikli öğrencilerimizi konuşmaya devam edeceğiz…

Ülkemizde her alanda gelişmişlik seviyesini arttırabilmenin yolu üretimden geçmektedir. Özellikle de ‘katma değerli üretim’ yapabilmek oldukça önemlidir. Peki katma değerli üretimin temel şartları nelerdir?

-Eğitim, İş Gücü ve Teknolojik Gelişmelerdir.

Görüldüğü üzere ‘nitelikli eğitim’ bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli unsurdur….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet