banner214

Ümit Yaşar Oğuzcan, Rusya’ da doğmuş bir şair olsaydı,

  • Ölümünden sonra mutlaka adına bir müze yapılırdı ya da doğduğu, yaşadığı ev müzeye dönüştürülebilirdi.
  • Doğum yılları kutlanır, adına etkinlikler düzenlenebilirdi. (Tarsus’ta yapılan bir etkinlik hatırlıyorum, haksızlık olmasın)
  • Adı bir sokağa, bulvara, caddeye veya köprüye verilebilir, bu ad, dışarıdan gelenlere şehrin edebi vizyonu hakkında ipucu yaratma konusunda yardımcı olabilirdi.
  • Heykeli yapılabilirdi. Tıpkı tüm heykellerin yıkılmasına rağmen, Rus halkının şairlerine sahip çıktığını gösterdiğinin en önemli kanıtı olan ve tversk bulvarında bulunan ve 132 yıldır ayakta duran Puşkin heykeli gibi…
  • Adına bir hatıra ormanı, bir park yapılabilir ya da şehrin önemli bir meydanına Ümit Yaşar Oğuzcan meydanı ismi verilebilirdi.
  • Hatta Mayakovski’ye yapıldığı gibi bir anma gününde taksilerde şiirleri ya da bestelenmiş şiirleri dinletilebilir, araç kaputlarına bir günlükte olsa portreleri asılabilirdi.
  • Hatta Nazım Hikmet’in 1961 yılında onur konuğu olarak gittiği Moskova’daki 59 numaralı kütüphanenin adının bugün Rusya’da ‘’Nazım Hikmet Kütüphanesi’’ olarak tescillenmesi gibi onun da adına bir kütüphane yapılabilir adı gayet tabi yaşatılabilirdi.

Ama bunların hiçbirisi yapılmadı. Çünkü Ümit Yaşar Oğuzcan Rusya’da doğmadı. O Tarsus doğumlu.

Buralı, bizden biri.

Her gün gezdiğimiz cadde ve sokakları adımlamış, iç geçirmiş, düşüncelere dalmış, sevgilisi Ayten’e şiirler yazmış, yazdıkları tüm ülkeye yayılmış, bestelenmiş, dilden dile dolaşmış…

Bizden biri.

Ümit Yaşar Oğuzcan Oğuzcan bizim şairimiz.

O yerel bir şair değil, eserleriyle tüm Türkiye’ye malolmuş değerli bir karakter.

       Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte

Suskun ve tek başına seninleyim.

Fanilikten ölmezliğe geçişte,

Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim.

Çıkmaz sokak adlı şiirinde, ben neyim diye soran mütevazi şair, Türk edebiyatına, 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser, toplam 50 kitap çıkarmış bulunan, şiir plakları, bestelenmiş şiirleriyle ve yergileriyle tanınan bir duygu adamı.

Bir gün gelir de unuturmuş insan

En sevdiği hatıraları bile

Bari sen her gece yorgun sesiyle

Saat on ikiyi vurduğu zaman

Beni unutma.

Şiirinde belirttiği gibi, onu ve onun gibi değerlerimizi unutuyor gibiyiz. Bugün Mersin’de Ümit Yaşar Oğuzcan adına bir cadde, bir sokak, bir bulvar, bir sanat galerisi, bir müze maalesef yok. Ara sıra doğum yıl dönümlerinde yapılan dinleti şeklindeki gecelerden başka gençlerin onun adını okuyup ya da bir bulvarda, meydanda heykelini görüp, kendisiyle aynı şehirde doğmuş olan ve edebi kişiliği tüm ülkeye yayılan bu değerli şahsiyetle övünme hakkını gençlere veren bir oluşum yok.

Önce aynalar fark edecek yokluğumu.

Sonra elbiselerim,

Sonra pencere,

Sonra yatak,

Sen farkına vardığın zaman,

İş işten geçmiş olacak.

Şahsi görüşüm şu ki yokluğunu geç fark ettiğimiz değerli şairimizin adını şehrimizin bir bulvarında, sokağında göreceğiz. Buna yürekten inanıyor, yetkilileri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231