banner165

Velayet, küçüklerin ve istisnai olarak kısıtlı ergin çocukların bakımını, korunmasını ve çeşitli yönlerden yetiştirilmesini sağlamak amacıyla, ana babanın çocukların kişiliklerinin ve mallarının korunmasıyla, onların temsili konusunda sahip oldukları hak, yetki ve ödevler olarak tanımlanmaktadır. (ÖZTAN, Bilge, Aile Hukuku)

Türk Medeni Kanunu’nun 348. Maddesinde Velayetin kaldırılması sebepleri tahdidi olarak sayılmamış olup, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hakim aşağıdaki hallerde velayetin kaldırılmasına karar verir:

“1.Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, 2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması, Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.” Şeklinde hüküm kurmuştur.

Velayetin kaldırılması davası, TMK'nun ilgili maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın bu konuda kararlılık kazanmış tüm güncel  uygulamalarında da;

"Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması, ana ve baba tarafından çocuğa yeterli ilgi ve alakanın gösterilmemesi, çocuğa karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, özetle, çocuğun korunmasına ilişkin yeterli önlemlerin alınmaması - ana babanın çocuğuna karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması." gibi hallerde hakim tarafından velayetin kaldırılmasına karar verilecektir. AYRICA TMK'NUN İLGİLİ MADDELERİNDE SAYILAN BU SEBEPLER "TAHDİDİ" OLARAK DA SAYILMAMIŞTIR.

Özellikle son yıllarda, müşterek çocukların velayetlerinin taraflardan birine verilmesi ve devam eden süreçte de Yerel Mahkemece hüküm altına alınan "Kişisel İlişki Kurma Hakkı"nın o eş tarafından BİRDEN FAZLA KERELER engellenmesi hususu, sadece kişisel ilişki kurulan eş için değil, müşterek çocuğun da temel insan hakları arasında yer alan bir hakkıdır ve küçük çocuğun bu hakkından, "Artık çocuğun velayeti kendisine bırakılmadığı" BAHANESİYLE hiç bir ana- baba yoksun bırakılamayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konu özelinde 2013/2-1926 E, 2015/1139 K, sayılı kararında;

"Mahkemece çocuğu başkasına bırakma, ihmal etme, kaçırma, iradi olarak terk etme, yönlendirme hususları ile tarafın velayet talebinin olup olmaması, sadakatsizliği, ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı ortam, kötü davranışı, sağlığı, dengesiz davranışları dikkate alınmalıdır." Şeklinde oldukça genel nitelikte; ancak farklı durumları değerlendirerek bir hüküm kurmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188