banner165
banner176

Geçtiğimiz sene, Volkswagen (VW) grubu Manisa’da bir fabrika açacaklarını, burada yılda 700’den fazla araç üretip 10.000 kişiye yakın da istihdam sağlayacağını açıklamıştı. O dönem hatırlarsanız bir dönem Mersin Mezitli belediye başkanı Neşet Tarhan’da VW grubunu Mezitli’ye davet edip benim dilime düşmüştü. Neyse o başka konu. Onu sonraya ayıralım.

O dönem Cumhurbaşkanlığı tarafından da birtakım açıklamalar gelmişti. Mesela 3 Ekim 2019 tarihinde yatırımın Türkiye'ye kazandırılmasının arkasında büyük bir çaba olduğuna dikkati çeken Bülent Arınç, "Yani 1,5 milyar avroluk yatırım ile 10 bin kişiye istihdam sağlanacak, senede 700 binden fazla araç üretilecek ve Manisa’mıza değil sadece İzmir, Balıkesir, Bursa’mıza kadar bütün bölgeye yan sanayi ve esnafı, ev sahipleri dahil olmak üzere, çalışanları, çalışmayanları ile büyük bir katma değer sağlayacak bir başarı sağlandı." diye konuşmuştu.

1 Temmuz 2020 tarihinde ise, kara haber Türkiye’ye ulaştı: Volkswagen Manisa’da kurmayı planladığı fabrika projesini durdurduğunu açıkladı. Konu hakkında açıklamalarda bulunan bir Türk yetkili ise durdurma kararının sadece Manisa’yı değil, VW'nin tüm yeni yatırımlarını kapsadığını söyledi. Değerli dostlarım, tekrardan merhaba. Geçtiğimiz sene başlayan Volkswagen (VW)’in Türkiye’ye yatırım yapacağı haberleri, geçtiğimiz gün yerini hüsrana bıraktı. Gelin şu olayı bir net anlayalım

Açıklamanın önemli ve kritik kelimeleri şunlar: sadece Manisa’yı değil, VW'nin tüm yeni yatırımlarını kapsadığı… Yani sadece Türkiye’den vazgeçilmedi. Dünya’daki diğer yatırımlardan da vazgeçildi.

Dostlarım, ben de VW grubunun yerinde olsam, dünyanın şu covid-19 denilen illet ile boğuştuğu bir dönemde, paramı yeni bir yatırım için harcamazdım. Zira yatırım dediğiniz şeyin altında iki tane dürtü vardır. Birisi parayı harcamak, diğeri ise harcadığımız parayı çıkartıp kar elde edebilmek….

Tüm dünyada para neredeyse yok iken, şahısların harcamaları giderek minimum seviyelerine gerilemiş iken, böyle bir yatırım durdurma kararını gerçekten anlayış ile kabul ediyorum. Bir kere daha söylüyorum: Ben olsam; ben de aynısını yapardım.

“Peki kardeşim, iyi güzel de en büyük yatırım ekonominin durduğu zaman yapılan yatırımdır. Ona ne diyeceksin?” diye soranlar olacaktır. Elbette haklılar. Fakat bu bahsettiğimiz pandemi sürecinin ne kadar süreceği hakkında kesin bir bilgimiz yok. Zaten bunu VW grubunun CEO’su da Sanayi bakanımıza yazdığı mektupta şöyle dile getirmiş: “Devletlerin sunduğu yardım ve teşviklere rağmen krizin üstesinden gelmek ve pandemi öncesi planlanan satış rakamlarına tekrar ulaşabilmek için şirketin en az 2-3 yıl gibi uzun bir zamana ihtiyaç duyacağı…”

Şimdi olayı anladığımıza göre gelin bir de şu gerçekleşmeyen yatırımın hikayesinin perde arkasına da bir bakalım. Bir firma neden Türkiye’de yatırım yapar? Aklıma gelen basit nedenler şunlar:

  1. Türk vatandaşlarına araçlarını daha ucuza satmak için
  2. Girdilerinin azalacağını bildiği için

Hükümetimiz Türkiye’de üretilen araçlara dönem dönem vergi avantajı sağlayıp, araç üreticilerine göz kırpar. Bu hepimizin bildiği bir gerçek. Avantajlı araçlar ise, Türk vatandaşlarına cazip bir fiyat ile sunulur. Sonuç olarak araç üreticisi daha çok araç satar. Yani daha çok para kazanır.

Şu girdileri azaltma işine gelirsek, işte burada ne yazık ki Türk ekonomisinin gerçek özeti ile karşı karşıya kalacağız. Bizim iş gücümüz, dünyaya kıyas ile daha ucuz ve daha kaliteli. Şundan bahsediyorum dostlarım, Avrupa’da işçi saat başı ücret alır ve el emeği ile çalışan işçiler, gerçekten çok iyi miktarlarda para kazanırlar. Bizde ise saat başı hesabı yapılmaz. Avrupa’lı işçi elindeki ekipmanlar doğrultusunda iş yapar, bizimkiler ise elindeki imkanlarla eğer isterlerse Avrupa’lıdan daha iyi iş çıkartırlar. Peki bizinkiler bu haldeyken, neden hala “daha ucuz iş gücü” kategorisindeler?

E varın orasını da artık siz düşünün….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.