banner214
 
 
1571 yılında Osmanlılar tarafından fethedilen ada 1878 yılında, İngiltere  ile Osmanlı İmparatorluğu arasında yapılan anlaşma uyarınca İngiltere’ye kiralanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na Almanya müttefiki olarak katılınca, 1925 yılında Kıbrıs İngiltere tarafından ilhak edilmiş ve bir İngiliz Kolonisi haline gelmiştir.
1931'den itibaren Rumların Enosis (Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleştirilmesi) projesi başlamıştır. Buna karşı  1943 yılında Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu (KATAK) kurulmuştur. KATAK, İngiltere güdümlü yapısı nedeniyle benimsenmemiştir. Bunun üzerine Fazıl Küçük 1944'de Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi’ni kurmuştur.
II. Dünya Savaşı’nın ardından bütün dünyada kolonilerin tasfiyesi anlayışı yaygınlaştı. 18 Ekim 1950'de Kıbrıs Rum Ortodoks liderliğine seçilen III. Makarios  yoğun bir kampanyaya girişti. Yunanistan Hükûmeti 1954'de Birleşmiş Milletler’e ulusların kendi kaderlerini tayin haklarının (Self-determinasyon) Kıbrıs için de uygulanması yolunda başvuruda bulundu. Türkiye'nin karşı çıkması üzerine, bu talep  Birleşmiş Milletler tarafından  reddedildi. EOKA (ENOSİS için mücadele veren örgüt) 1 Nisan 1955’de adada faaliyete geçti. Türkiye ilk kez sorunda taraf oldu ve 29 Ağustos’ta Londra’da İngiltere ve Yunanistan’ın katıldığı toplantıda, Türkiye de temsil edildi.
15 Kasım 1957'de Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu. 1958 yılında gündeme gelen MacMillan Planı’na göre Kıbrıs’ın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalmasına ama Türkiye ve Yunanistan’la da bağlara sahip olmasına karar verildi.
1960'da kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinde her iki toplum, nüfuslarına göre her kurumda yeterli temsil hakkına sahipti. Fakat Kıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanı III. Makarios 30 Kasım 1963’de 13 maddeden oluşan anayasa değişikliği önerilerini sundu. Bunlar arasında anayasanın değişmez maddeleri, Kıbrıs Türk'ü olan Başkan Yardımcısı’nın veto hakkının ortadan kaldırılması, Temsilciler Meclisinde ayrı çoğunluklar ilkesinin ortadan kaldırılarak kararların basit çoğunlukla alınması, ayrı belediyelerin ortadan kaldırılması gibi maddeler de bulunmaktaydı. 
Kıbrıs Türkleri'nin de reddi üzerine Kıbrıs Rumları, 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine karşı adada saldırıya geçti. 103 Kıbrıs Türk köyü boşaltıldı ve Kıbrıslı Türkler adanın yüzde 3’ünü oluşturan enklavlarda yaşamaya zorlandılar. TBMM hükümete müdahale yetkisi verdi. Türk uçakları Kıbrıs üzerinde uçmaya başladı. Donanma ve çıkarma birlikleri harekete geçti. ABD’nin arabuluculuğuyla Yunanistan birliklerinin geri çekilmesi sağlanınca, Türkiye harekâtı durdurdu.
1974 yılında adayı Yunanistan’a bağlama amaçlı ve Yunanistan destekli bir darbenin ardından Türkiye adaya müdahale etti.. Müdahalenin ardından ada Kıbrıslı Türkler’in yaşadığı kuzey ve Kıbrıslı Rumlar’ın yaşadığı güney arasında ikiye bölündü. 1975 Yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. 1983 yılında ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı.
 
GÖRÜŞMELER VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
Kıbrıs Sorunu, Dünyanın gündemine girdiğinden beri başta Birleşmiş Milletler bünyesindeki çalışmalar olmak üzere adanın üzerinde bulunan iki egemen gücün birleştirilmesi gayesi ile birçok faaliyet yürütülmüş ama bunlardan bir sonuç alınmamıştır. Nisan 2003’te kuzey ile güney arasında 30 yıl aradan sonra geçiş noktaları açılmıştır. 24 Nisan 2004’te Kıbrıslı Türkler, adayı birleştirmeye yönelik Annan Planı’nı kabul etmişlerdir. Ancak Kıbrıslı Rumlar planı reddetmişlerdir. 1 Mayıs 2004’te Rum tarafı, Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında ve tüm adayı temsilen Avrupa Birliği’ne girmişlerdir.
2004 Nisan'ında yapılan Annan Planı referandumundan sonra uluslararası aktörler, KKTC ile var olan ilişkilerini iyileştirmeye başladı. Avrupa Birliği'nin genişlemesinden sorumlu üyesi Günter Verheugen raporunda bu şartlar göz önünde tutulursa AB ülkelerinin KKTC'de temsilcilikler açabileceklerini söylemiştir.
 
YÖNETİM ŞEKLİ
KKTC cumhuriyetle yönetilmekte olup, yarı başkanlık sistemi bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı aynı zamanda devlet başkanı, başbakan ise hükümetin başkanıdır. Çok partili sistem uygulanmaktadır. Yürütme yetkisi hükümetin elindedir. Yasama yetkisi ise hükümetle beraber KKTC Cumhuriyet Meclisi'ne aittir. KKTC Cumhurbaşkanı halk tarafından, 5 yılda bir seçilmektedir. 
                   
EKONOMİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uluslararası camiada tanınmaması durumundan dolayı ekonomik olarak Türkiye'den yardım almaktadır. Tedavüldeki para birimi Türk Lirası'dır. KKTC'nin neredeyse tüm ithalat ve ihracatı Türkiye üzerinden gerçekleştirilmektedir.
 
 
NÜFUS
Nüfusu 265,000 olup yerli Kıbrıs Türkleri ve Türkiye'den gelen göçmenler olmak üzere iki esas zümreden oluşmaktadır.  Kıbrıslı Türkler 130 yıllık egemen İngiliz Kültürünün etkisiyle şekillenmişlerdir. 300 yıllık medeniyetin etkileri son yüzyılda hızla erozyona uğramış, Türkçe ve Türk milletine mensubiyet  dışında, Türkiye insanı ile ortak paydalar neredeyse  kalmamış durumdadır. Kıbrıs’ta ki tarihi sürece baktığımızda tüm haklarını kaybetmelerine rağmen Kıbrıslı Türkler, asla  sorun çıkaran taraf olmamışlardır. Varlıkları, uluslararası arenada, Rumların Ada’yı Yunanistan’a ilhak politikalarını önünde engel oluncaya kadar kimliklerinin öneminden  haberdar olmamışlardır. Türk kimliğine sahip çıkma zorunda kalmaları, Enosis planının uygulamaya geçmesinden sonra olmuştur.
Türkiye’den 1974   Barış Harekatı sonrası  göç edenler sahip oldukları imkanlar nedeniyle sonrakilerden daha avantajlı durumdadırlar. Eğitim seviyesi, yaşam standartları düşük olan bu kesim, Türkiye’den getirdikleri ve sahip oldukları hayat anlayışında ki farklılardan dolayı  Kıbrıs’ın yerlileri tarafından benimsenmemiş ve bu ayrışma bugüne kadar derin çizgilerle devam etmiştir. Rumlardan boşalan ev ve arazilere yerleşen bu grup, 37 yıldan  beri yapılan her müzakerede Rum Kesimi tarafından dile getirilen “Adada ki  Türk Nüfus 1974 öncesine dönmelidir.” söylemlerinden dolayı göçmen psikolojisi içinde yaşamlarını sürdürmektedirler. İş bulmak amacıyla 2. göç dalgasında Kıbrıs’a gelenler ise hizmet sektöründe çalışmaktadırlar. Ağır yaşam koşulları nedeniyle neredeyse ev ve iş arasında hayatları devam eden bu kesimin politik tercihlerini, 74 sonrası gelen Türkiye’li göçmenler belirlemektedir.
 
 Bu zümreler dışında Türkiye'den ve kısmen diğer ülkelerden işçi statüsünde çalışmak üzere gelenler yaşamaktadır. Kıbrıs Türkleri'nin önemli bir bölümü 1955 yılından itibaren Makarios tarafından uygulanan planlı politikalar sonucu ülke dışına göç etmişlerdir. Özellikle İngiltere, Avusturalya ve Türkiye’de büyük oranda Kıbrıs Türk’ü vardır. Neredeyse Kıbrıs Nüfusunun 4 katı Kıbrıs Türk’ü (400.000) Kıbrıs dışında yaşamaktadır.
 
Mustafa Erim
Kent Tarihi Araştırmacısı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255