banner321

Ülkeyi öyle ilginç olaylar bekliyor ki, tahmin etmek hiç de güç değil. Yandaşların söylediği bazı sözler, yarın nelerin olacağını ya da olabileceğini anlatıyor.

“Perşembenin gelişi Çarşambadan belli “deriz ya bu sözlerde yarın nelerin olacağı belli ediyor.

Hulki Cevizoğlu diyor ki:

 “Peygamber gelse parti kursa Erdoğan’dan fazla oy alamaz.”

Bu sözler muhalefet partilerine bir uyarı niteliği taşımıyor mu?

AK Parti lideri ve partili cumhurbaşkanı bu sözlerle peygamberin de ilerisine çıkarılıyor.

Ne demek?

Bir zamanlar CHP saflarında yer alan, şimdi Ak Parti’nin Ağrı Belediye Başkanı olan Sayın Savcı bakın ne diyor:

“Erdoğan ve Türkiye son kaledir. Erdoğan düşerse, son kale düşer. Türkiye düşerse, Kâbe, Mekke, Mekke, Medine, Kudüs düşer.

Mazlumların son umudu düşer. “

Allah aşkına başınızı iki elinizin arasına alın ve biraz düşünelim.

Yargıtay CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na mahkemenin verdiği dört yıl on bir aylık hapis cezasını onayladı. Canan Kaftancıoğlu’nun dokunulmazlığı yok, içeri alınabilir.

Bugün CHP’nin MYK’si İstanbul İl Başkanlığı’nda partinin genel başkanı tarafından acilen toplantıya çağrıldı.

Başta ana muhalefet partisi olmak üzere muhalefet partilerine iktidarın baskıları gittikçe artıyor. İktidarın seçimi kayıp etme telaşı arttıkça bu baskılar daha da artacağa benziyor.

İçişleri Bakanı’nın ORC Araştırma Şirketi’nin yaptığı son ankete göre Ak Parti’nin oy oranı %28, oy kaybı %15 gibi.

Bu da iktidar partisinin önemli oranda oy kayıp ettiğini gösteriyor.

İktidar uyguladığı bu politika ile kayıp edecektir, kendi kendine başka seçenek bırakmadı.

Neden kayıp edecektir?

Halkın gerçek gereksinimlerini tanımıyor ve sıkıntılarına çare bulmuyor veya bulamıyor.

Halkın sıkıntılarını umursamıyor ama yandaşlara gereken çıkarı sağlamaktan da geri kalmıyor.

Özellikle son yıllarda, ana muhalefet partisi siyasetçileri başta olmak üzere, muhalefete iftira atmak, onları itibarsızlaştırmak için elinden ne gelirse yapıyor.

Son günlerde İçişleri Bakanının Ümit Özdağ’a karşı söylediği ağza alınmaz sözleri herkes biliyor. Bu sözler bir bakanlık makamında oturan siyasetçinin söyleyeceği sözler mi?

Ekonominin kötü yönetilmesi neticesinde özelleştirilme adı altında cumhuriyetin yoksulluk sıkıntılı yıllarında kurulan bütün sanayi kurumları satıldı.

Tarım ve hayvancılık bitirildi.

Yaptırılan yol, köprü, tünel, şehir hastaneleri “yap işlet devret modeli” ile müşteri garantisi verilerek kamu hazinesine yüklü bir sorumluluk yükletildi.

Son günlerde yurt dışında konut pazarlayacak emlâk kuruluşlarının masraflarının devlet tarafından üstleneceği açıklandı.

Döviz garantili mevduat hesaplarının açılmasına geçildi. Bu sistemle de hazine milyarlarca zarara uğratılıyor. Daha da zarara uğratılmaya devam edecektir.

Toprak satışları yapılıyor.

Borç içinden çıkılmaz bir durumda.

Bütün bunlar ekonomide ve politik alanda iktidarın çok zor durumlarda kaldığını gösteriyor.

Bu durumlar karşısında iktidarı kayıp etme telaşı sorunlara çözüm üretme yerine, baskıları arttırarak iktidarda kalma düşüncesi ağır basıyor.

Muhalefet partileri baskıların daha da artabileceğine hazır olsunlar.

Adalet, demokrasi, özgürlükler herkes tarafından özlendi.

Medya önemli ölçüde iktidarın kontrolüne geçmiş, sanki iktidarın borazanı.

Doğruluğundan kuşku duyulan haberler medya tarafından doğruymuş gibi veriliyor.

Her şey tozpembe gösterilmeye çalışılıyor ama sokak öyle demiyor. Sokak, ekonomik ve siyasal anlamda gerçekleri söylüyor.

Gerçekler vatandaşın siyasal görüşüne ve hangi partili olduğuna bakmadan cep yakıyor.

“Almanya ya da Avrupa bizi kıskanıyor” diyorlar.

Almanya veya Avrupa bizim nemizi kıskanacak?

Resmi enflasyonun %70’lerde, gayrı resmi enflasyonun %130’larda olduğunu mu kıskanacak?

İşsizlik artışını mı?

Adaletin doğru işlemediğini mi?

Yandaş zengin etmek için, ihale yasasının son yıllarda yüzlerce defa değiştiğini mi kıskanacak?

Muhalefet partisi yöneticilerine yalpan baskı ve tehditleri nasıl yaptığımız mı kıskanacak?

Yaklaşık bir asırlık laik cumhuriyet rejiminin içini nasıl boşalttığımızı mı kıskanacak?

Bu kıskanma sözleri boş sözlerdir.

Biz ekonomide, demokraside, adalette, özgürlüklerde gerçeklere dönüp sorunlara çözüm üretelim. Baskı ve boş sözlerle iyi yere varılmaz ve sorunlar çözülme değil, daha da büyür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323