Öncelikle itiraf etmeliyim ki, yazının spot başlığı bana ait bir yaratıcılık değildir; bu başlığı Montaigne’in bir yazısından kopya aldım.
Bu yazıyı beni yazmaya güdeleyen olaylar arka arkaya geliyor son günlerde.  Örneğin; dün iktidar yanlısı olduğu ayan beyan bilinen Yeni Şafak Gazetesi, “İnönü, Atatürk’ü zehirledi” konulu bir habere imza atmıştı.  Sözüm ona, eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek ile Hıfzı Oğuz Bekata arasındaki bir yazışmayı yayınlayarak bu yalan haberi donatmışlar.
Konuya ilgi duyanlar, 1962 yılına ait olduğu söylenen bu yazışmanın, 2009 yılında piyasaya sürülen Windows 7 yazı formatı ile yazıldığını saptamışlardı.  Bu yalan haber için gerek İnönü Ailesi bireyleri ve gerekse merhum Kasım Gülek’in oğlunun yargıya suç duyurusu yaptıkları da ayrı bir haber oluvermişti.
Küçük siyasetçiler, herhalde kendilerine yeterince güven sağlayacak eğitim donanımlarından yoksun olduklarından, ülkemizin geçmişine damga vurmuş ünlü kahramanlarımızı ve siyasetçilerimizi hedef almışlardır.  Akıllarınca bu ünlü ancak hayatta olmayan uluları kendilerince küçülterek, zahiri olarak kendilerinin büyüyeceği kuruntusuna kapılmışlardır.  Dün bu örnekleri çok görmüştük, maalesef günümüzde de dünü bile aratacak kadar sıklıkla aynı davranışlarla karşılaşıyoruz.
İşin acı tarafı, bu minik siyasetçiler kendilerince önemli işler yaptıklarına inanadursunlar, bazı yandaşlar da kendilerini alkışlamaktan geri durmuyorlar.  Bir yandaşın söylediği üzere, ‘bir bedenin münasip yerinin kılı olmaktan öykünenler’, abesin savunmasının akıl dışı olduğunu anlayamamanın dayanılmaz hafifliğine yenik düşmüş durumdadırlar.
Şurası yadsınamaz, elbette Ulu Önder Atatürk ve Milli Şef İsmet İnönü artık yaşayan kanlı canlı bedenler değildirler.  Ama yurdumuza hizmetleri ve ülkemizin kurucuları olduklarından halen büyüktürler ve yerleri doldurulamamış ‘Yaşayan Ölüler’ olarak hemen her T:C. Vatandaşı’nın yüreklerinde canlıdırlar.  Unutulmamışlardır ve unutulmayacaklardır!
Günümüze gelirsek, bitmez tükenmez bir korku seli sarmıştır bazı siyasetçilerimizi; ‘Minik bedenli Berkin Elvan’ bazıları için karabasana dönüşmüştür.  Ölümünün ardından ellerini dizlerine vurarak gözyaşı dökmesi gerekenler tarafından alanlarda yuhalatılmıştır gariban Berkin.  Yuhalatan zihniyet kadar, beyinlerini değil sadece omuriliklerini kullanarak düşünebildiklerini sanan yuhalayanlar da kanımca suçludur, tarih önünde!
Niçin korkarlar Küçük Berkin’in toprakla kucaklaşmış on altı kiloluk bedeninden?!.
Yanıtı, Sevgili Dostum ve Ağabeyim Ahmet Ümit Aloğlu veriyor köşe yazısında (Mersin İmece Haber).   Aloğlu Hocam diyor ki; “O çocuk, ulusun belleğinde masumiyete, özgürlüklere, gasp edilmeye çalışılan haklara karşı yapılmış saldırının sembolü oldu.”  Ve ekliyor Aloğlu; “Semboller unutulmaz!”.
Benzeri saldırıları daha nice yitirilmiş insanlarımızda ve gençlerimizde de izlemekteyiz.  Ali İhsan Korkmaz için kalkan polis copları ve fırıncıların odunları ‘polisin destan yazmasına ve esnafın toplum jandarması’ sayılmasına kadar uzanmamış mıdır?!
Ya Abdocan’ı, Ethem Sarısülük’ü ve de diğerlerini çeşitli sözel saldırılarla küçültmek girişimlerine ne demeli?!
Bunu da bırakalım Aloğlu Hoca yanıtlasın; “Berkin korkusu ve Berkin kini, nedense hop diyerek ortaya çıkıyor yeniden.  Berkin sevgisi; yani insanlığın, kardeşliğin, sevginin dili ve zalimlerin nasıl alt edileceğinin bilgisini taşıyor çünkü!”
Ne diyor Montaigne; “Mademki ölümün önüne geçilmez, o halde ne zaman gelirse gelsin.”.   Ve devam ediyor; “Sokrates’e; Otuz Zalimler seni ölüme mahkûm ettiler denince yanıtlar Sokrates, ‘Doğa da onları!’ ”
Ölümün, ölen kişiye verdiği kayıp gitmekten ve yok olmaktan daha büyük zararı, ölmüş olana yaşayan kişilerin saygısızlığı fazlası ile verir.  Daha acı, daha derin ve daha can yakıcı olarak!
Şimdi bunları köşesinde yazan AK-ŞAKA için, rahmetli Aziz Nesin bir taşlama ile katkı sunmuş, sağ olsun;
“Üfür rüzgârını üfür / Doğru söz oldu küfür / Bir insan değilse hür / Nasıl geçer bu ömür / O ömrün içine tükür!”
Bu yazımızla; yüreğimizde ve beynimizde yaşattığımız tüm Yaşayan Ölüler için, rahmet ve saygı dileklerimizi sunuyoruz!..
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.