banner214

Yemek kültürü adını vereceğimiz ve artık gastronomi diye adlandırılan olgu, “ iyi ve lezzetli yemek hazırlamak ve usulüne uygun şekilde yemek – içmek sanatı “ olarak tanımlanıyor. 

İnsanlar ve uluslar, gittikçe hızlanan yolculuklarla birbirlerinin yemeklerini ve damak tatlarını deniyorlar.  Artık bir mutfağın kısır döngüsüne hapis olmak yerine yeni lezzet durakları ortaya çıkıyor.  Düne kadar sadece Amerikan halkına hitap eden fast- food gıda türleri, pratikliği ve eklenen yeni tatlar nedeni ile bir zincir halinde tüm dünyayı dolaşıyor.  Uzak Doğu ve Japon mutfağının ürünleri de aranan yemekler arasına giriyor.  Fransa ve İtalyan restoranları Michelin yıldızlı lokantalar olarak ünleniyor.  Akdeniz mutfağı dediğimiz beslenme modeli ise sağlıklı beslenme şeklidir denerek yaygınlaşıyor.

Aşçılık mesleği, artık yükseköğrenim gereken bir beslenme ustalığı olarak “ mutfak şefi “ unvanına dikey geçiş yapıyor.  Çeşitli öğrenim mertebesine ulaşmış insanlar, batının ‘Culinary Instıtute’ adı verilen yemek sanatı eğitim kurumlarına çırak yazılıyorlar.  Ülkemizde de örneklerini gördüğümüz bu okullara yerli ve yabancı şefler hoca olarak geliyor ve ders veriyorlar.   Bu arada, “ halen annesinin margarinini kullanan ev hanımları “ kentlerin çeşitli yerlerinde açtıkları küçük mekânlarla yerel yemek ve tatlıları tanıtmaya çalışıyorlar. 

Bu gelişmeleri bir moda gibi düşünmemek ve yemek ile içmek eylemini bir keyif halinde yaşamak çabaları artık günlük yaşama girmiş bulunuyor  ( tabii ki, kişisel bütçe sınırlarını dikkate almak kaydı ile! ).  Yakın zamanlara kadar sadece ev kadınlarının ve profesyonel  ustaların özel becerisi sayılan mutfak sanatı, artık sıradan erkeklerinde bir uğraşı haline gelmiş bulunuyor.  Bu konunun meraklılarını yazıları ve röportajları ile medyadan tanıyor ve becerilerini öğreniyoruz.  Üstelik yeni moda terimlerle tanıtılıyorlar!

Bir iki yıl önce erkek taifesine yönelik yeni bir terimle tanışmıştık; ‘metro-seksüel’ erkekler!   Bunun meali; iyi okumuş, işi ve arabası olan, bakımlı ve marka giyinen erkekleri tanımlamak olarak lanse edilmişti.  Bir süre sonra, hanımlar metro-seksüel erkeklerden sıkıldılar, çünkü bu tipleri biraz efemine, hatta kırıtkan karakterli bulmuşlardı.  Erkek, “ erkek gibi erkek”

olmak gerekir fikrinden yola çıkarak,  bu kez ‘maço-seksüel’ erkekleri keşfettiler.  Belli ki bu da kesmedi hanımlarımızı, şimdiler de ‘gastro-seksüel’ erkekler gözde olarak ilk sıraya çıkarılmış.

Gastro-seksüel erkekler, iyi yemek yapmasını bilen, tahsil terbiye görmüş,  yemek ve içmek ritüelleri konusunda bilgili olan ve de kadınları baştan çıkarıcı erkekler imişler.  Bu erkeklere bu ismi yakıştıran da yemek ve içki uzmanı sayılan Sayın Mehmet Yalçın Bey olmuştu (Milliyet Gazetesi hafta sonu yazarı iken).

İşin içine seks lafı girince biraz kıllandım doğrusu.  Zira bendeniz de mutfak kültürüne yatkın ve elinden uygun lezzetler çıkan bir âdemoğlu sayılırım.  Ancak, mutfağa girerek yemek hazırlarken gastro-seksüel sayılmak için acaba bir tür “ orgazm “ hazını almak mı gerekiyor sorusunu kendime soruyorum.  Bu güne kadar yemek hazırlarken, malum orgazm hallerinde olduğu gibi sık sık ve hırıltılı nefes almak, kalp çarpıntısı,  yüzümde ve bedenimde terleme ve kızarma, ayrıca garip sesler çıkarmak gibi bir durumum olmadığını anladım!   Bu durumda ben halen gastro-seksüel sayılacak isem, herhalde “ frijidite “ patolojisi nedeni ile Sayın Dr. Haydar Dümen Bey’e görünmem gerekecek demektir.   Herhalde oradan da bir psikoloji uzmanına gönderilir, anne karnında geçirdiğim falan filan hastalıktan dolayı anti-depresan tedaviye alınarak sonunda iyileşirim diye teselli buluyorum.

Kendime peşinen hayırlı şifalar diliyorum!..

Not:  İşbu yazı, Harun Yahya kod adlı Adnan Oktar’ın yılbaşı nedeni ile hazırlattığı ve kedicikleri ile şereflendirdiği yemek masası görüntülerinin internette servis edilmesinden esinlenerek yazılmıştır!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet