Değerli dostlarım, merhabalar. Bir önceki yazılarımda covid-19’un Türkiye’ye verdiği ev ödevleri hakkında konuşmuştuk. Bugün gelin biraz geleceğe, biraz da bugüne bakalım.

Dostlarım, biz istemesek de günlük yaşantımızda başımıza tatsız olaylar gelebiliyor. Mesela ani bir ameliyat, bir kaza veya bir yangın gibi. Bu tip olaylar ile karşılaştığımızda da maddi gücümüz çoğu zaman istediğimiz, dilediğimiz seviyede olmuyor. Bu bahsettiğim olaylar geçtikten sonra aklımız başımıza geliyor ve sigorta tarzında önlemler alıyoruz. Peki bu işi neden hep olaylardan sonraya bırakıyoruz? Çünkü biz Türklerin yapısında, “ yumurta kapıya dayanınca” iş yapmak var da, ondan.

Daha önce de belirttim, bizim iş yapış ve yaşayış kültürümüzde “ acil durum planları yapmak” diye bir kavram yok. Biz Türkler, ne yazık ki; önlem almak yerine çoğu zaman bedel ödemeyi tercih ederiz. Ya karşımıza ölümcül bir olay çıkarsa ve bir daha önlem alacak veya bedel ödeyecek bir durumumuz olmazsa? Onu hiç düşünmeyiz.

Sevgili dostlar, Türkiye iki(z) krizler ile mücadele ediyor demiştim. Geriye baktığımızda göreceğiz, Türkiye kırılgan ekonomik yapısı ve bana göre “ lanetli” olan gelişmekte olan ülkeler kategorisinde bulunması sebebiyle ne yazık ki her türlü ekonomik krizin uğramasına müsait bir liman olarak bekliyor.

Hal böyle olunca, bir de serde Türklük ve “ yumurta kapıya dayanmadan yapmam” mantığı olduğundan dolayı biz ekonomik krizlerden ne yazık ki ders almıyoruz. Ders almayı bırakın, her krizin verdiği ev ödevlerinin kapağını dahi açmıyoruz. Türkiye, ekonomik yapısı ile “ zeki ama çalışmıyor” tipinde bir öğrenci. Mesela geçtiğimiz ay “ Korona Virüsün Türkiye’ye ev ödevleri” başlıklı bir yazı yazmıştım. Açın okuyun. Üzerinden koca 1 ay geçti. Bir tane ev ödevine başlamadığımızı göreceksiniz. Yazıyı merak edenler buraya tıklayabilirler.

Peki her şey iyi güzel de, biz bu ev ödevlerini, yani bu ekonomik kriz sonrası yapmamız gerekenleri yapmazsak neler olacak? Gelin anlatayım.

Öncelikle dostlar, dünya ekonomisi durmadı. Hiçbir zaman da durmayacak. Evet, krizler her zaman olacak ama dünya döndükçe, üzerinde insanlar yaşadıkça bir şekilde ticaret devam edecek. Dünya durmadı, durmayacak dedik; altında şu anlam var: Birileri ev ödevlerini yaparsa, bizim önümüze geçecekler. E yaparsa yapsın, bize ne?

Her ülkeye verilen ev ödevleri başkadır dostlarım. Mesela covid-19 sonrasında Amerika’ya verilen ev ödevi sağlık sisteminin yeniden gözden geçirilmesi idi. Türkiye’ye verilen ev ödevi ise ekonomik yapını hızlı bir şekilde düzelt idi. Her ülkeye verilen ödevler farklı, çünkü her ülkenin kendi dinamikleri var. Mesela Türk sağlık sistemi, gerçekten iyi çalışıyor. Denedik gördük. Mesela sağlık konusunda Amerika’da işler o kadar iyi değildi. Ama gel gör ki, Amerikan ekonomisi sağlam durdu; bizim uçan tenekemiz ne yazık ki beklendiği gibi sağlam durmadı.

Ev ödevleri eksikleri görmeye yarar. Eksik neredeyse ev ödevi de oradan verilir. Hani şu virüsün kaynağı Çin, üretimini durdurdu da bizimkiler “ işte Türkiye için tarihi fırsat, oradaki talebi biz karşılayacağız” demişlerdi ya. Nerede o talep? O talep hiçbir zaman Türkiye’ye gelmedi dostlarım. Gelmemesinin sebebi az önce bahsettiğim Türkiye’nin “ zeki ama çalışmıyor “ tipinde olmasından kaynaklıydı. Biz eğer o dönemde gerçekten ev ödevlerimize başlamış olsaydık, üretimi durduran Çin’in bir nebze bile olsa bir alternatifi olurduk.

Bizim yapmadığımız ev ödevlerini yapanlar, yani rakiplerimiz ne yazık ki bizim bir adım önümüze geçmeye başladılar bile. Şahsi görüşüm şu: Türkiye o kadar çok ev ödevini atladı ki, bugün yapmaya başlasa anca seneye bugünlerde bitirebilir. Çünkü bizim ev ödevlerimiz siyasi, bürokratik ve çoğu zaman da adalet sistemlerinden.

Geldik yine sözün özüne: Eksikler tamamlanırsa, yani Türkiye ev ödevlerini yaparsa ne olur? Hayal etmeyi bırakalım. Boşa vakit harcamayalım. Önce ödevi yapalım, yaşayalım görelim derim. Peki ya ev ödevlerini yapmazsak? O zaman da teker döner ama, boşa döner.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.