Zeytin, boyu 10 m.’ ye kadar uzayabilen, kısmen boylu bir çalı kıvamında olan, sık dallı, yayvan tepeli ve yaprakları her zaman yeşil olan bir bitkinin meyvesidir.  Anavatanının Akdeniz çanağı olduğuna inanılır.

Kutsal kitabımız Kur’an, içeriğindeki surelerin on kadar ayetinde zeytinden ve yararlarından ve hatta nerede ise kutsal sayılacak niteliklerinden bahsetmiştir (Enam, Nahl, Nur ve Tin sureleri).

Deniz gören tepemsi arazileri sevmesi nedeni ile Akdeniz kıyı kesiminin gözde bir bitkisidir.  Birçok yörenin uzaktan dahi fark edilen korulukları zeytinliklerdir.

Bu özelliği, son yıllar da betonarme meraklısı olan müteahhitlerin ilgisi çekmiş ve kendilerine destek olan siyasilerce de zeytinliklerin sökülerek tarlalarının imara açık arsalar haline dönüştürülmesi gündeme oturmuştur.  AKP İktidarı bu yaklaşımla; “zeytinlik alanlarının maden işletmelerine açılmasına ve termik santraller yapılmasına olanak sağlayan bir yasayı” TBMM gündemine taşımıştır.  Yasa henüz görüşülürken, Soma’da bir termik santral inşaatına soyunan şirket, yasalara aykırı olarak binlerce zeytin ağacını bir gecede sökerek, yurt çapında eleştirilerin odağı olmakla gündeme oturmuştur.

Zeytinliklerin inşaat şirketlerine bir şekilde teslimiyeti bu örnekteki gibi ilk değildir.  Örneğin; uzun yıllar yazları mekânım olan Erdek’te de benzeri anılarım olmuştur.  Kıyı şeridinde inşaat yapacak yer kalmaması nedeni ile ikinci şeritte bir yazlık site dizisi yapabilmek isteyen müteahhitlerin, kıyının nerede ise yüz metre arkasına düşen zeytinlikleri orada çadırlı kamp kurmalarına izin verilenler bahanesi ile sıklıkla geceleri yangın çıkarak yok ettiklerini anımsarım. Ertesi yaz geldiğimizde de o yanan alanların yeni inşaatlarla betona döndüğünü görürdük.

Benzeri bir atakta Hatay’da gelişmeye başlamış duyumlarımıza göre;  Arsuz ilçesine bağlı Karahüseyinli Mahallesi alanında yer alan zeytinliklerin imara açılması için yerel yönetimler bazında tasarı oluşturulmuş.  AKP’li 25 üye tarafından desteklenen bu değişime, CHP, MHP ve SP’li belediye meclis üyeleri karşı çıkmışlar ve hayır demişler.  Sayın Doç. Dr. Lütfü Savaş’ta, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olarak zeytinliklerin yok edilerek betonarmeye teslim edilmesine hayır diyenlerin başını çekmiş.

Karahüseyinli Mahallesi sakinleri ise; “Toprak yoksa hayat yok!”, “Zeytin ağaçlarını kestirmeyiz !”, “Üretmek istiyoruz!” sloganları ile zeytinliklerine sahip çıkmışlar. 

AK-ŞAKA olarak, bizler de zeytinliklerin korunması ve yeşil doğanın betona dönmesine şiddetle karşıyız!

 

***

Türkiye, zeytinin anavatanı sayılır.  TÜİK ve FAO kayıtlarına göre 1995 yılında 87.581.000 bin olan zeytin ağacı sayımız % 90 dolaylarında artarak 2014 yılında 168.997.000 ağaca çıkmıştır.  Ülkemizde kişi başına iki zeytin ağacı düşmektedir. 

Zeytincilikte Dünya 4.’sü olmamıza yol açan yasal güvenceyi ise 1995 yılında kabul edilen bir yasaya borçluyuz.  Bu yasa ile zeytinlikler koruma altına alınmış ve 3 km. yakınına dahi çevreyi kirleten tesislerin yapılması yasaklanmıştır.  Böylece saptanan milli amaç, zeytincilikte dünyanın ikinci üreticisi olabilmektir.

Mesela; Soma’da sökülen zeytinliklerin amacı, oraya bir termik santral yapılması niyeti idi ki, bu yasaya aykırı bir yaklaşımdı (Ha, ülkemizde hangi yasaya saygı kaldı ki derseniz, ben de haklısınız derim son yıllara baktıkça!).

 

***

Zeytin ve zeytinlikler konusunda son bir araştırma Greenpeace tarafından yapılmıştır.  Yedi bölge, 41 il kapsamında 1086 kişi ile anket yöntemi ile yapılan sorgulama sonrası, halkımızın % 83 oranında zeytinliklerin korunması ve 1995 yılı yasasına saygılı olunması gerektiğini destekleyen kanaati ortaya çıkmıştır.  Zeytinliklerin korunmasını dileyen bu insanlarımız, kararlarında siyasi parti ayrımı yapmadan bu kanıya varmışlardır.

Bu araştırmanın, AKP tarafından dayatılan zeytinliklerin yok edilerek maden işletmelerine açılmasını ve termik santral kurulmasını kolaylaştıran yasa tasarını gündemden düşürmesi umulmaktadır.

Bizde, zeytinliklerin kaza ile (!) yanarak yok edilmesini ve zeytinliklerin kara dumanla kaplanmasının önlenmesini, Dadaloğlu’nun yeşile öykünmesi gibi dileyelim;

“Çıktım yücesine seyran eyledim / Cebel önü çayır çimen görünür / Bir fıkrat geldi de coştum ağladım / Al yeşil bahçeli Kaman görünür / Şaştım hey Allah’ım, ben de pek şaştım / Devrettim Akdağı Bozok’a düştüm / Yozgat’ın üstüne bir ateş saçtım / Yanar oylum oylum duman görünür!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.