banner214

Medeni Kanunun üçüncü bölümünde düzenlenmiş bulunan  “Evliliğin Genel Hükümleri’’ kısmında yer alan 185.maddenin son fıkrasına göre, ‘‘ Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.’ Zina, bu hükümde düzenlenmiş bulunan eşler arasındaki ‘‘sadakat yükümlülüğünün’’ en ağır şekilde ihlal edilmesidir. 
Zina ‘‘evli bir kadının, kocasından başka bir erkekle, evli bir kocanın da karısından başka bir kadınla cinsel ilişki kurması’’ olarak tarif edilmektedir. TMK’nun 161.maddesine göre zina, kesin boşanma sebebi olup, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay  ve herhalde zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmekle,  dava açma hakkı düşmektedir.
Yargıtay 2. HD’nce, zina eyleminin kanıtlanması yönünde verilen kararlardaki uygulama şu şekildedir; 
Büyük bir gizlilik içerisinde meydana gelmesi doğal olan zina eyleminin, tam bir görgüye dayanarak kanıtlanması,  pek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, zina eyleminin varlığı bazı ipuçları, tavır ve davranışlarla ve de bazı durumlardan çıkartılacak karinelere göre değerlendirilmekte ve zina fiilinin oluşup- oluşmadığı göz önünde bulundurularak hüküm kurulmaktadır.
 Ancak zina için gerekli ortam oluşturulmuş, elde olmayan bazı nedenlerle zina eylemi tamamlanmamış olsa dahi, bu durum, zina nedeni ile boşanma kararı verilebilmesi için yeterli kabul edilebilmektedir.
Zina eyleminden söz edilebilmesi için ;

--Tarafların, resmi olarak evli olmaları şarttır. Eşlerin, ister mahkeme kararıyla isterse fiilen ayrı yaşadıkları dönemlerde karşı cinsten 3. Kişilerle cinsel ilişkisi de zinadır.Bu dönemde,  taraflar fiilen ayrı  yaşamakta olsalar da,  3. kişilerle  cinsel  ilişki,  zina  sayılmaktadır. Buna karşılık, resmi evlilik tarihinden önce veya daha sonra,   başka kişilerle cinsel ilişki kurmak zina sayılmamaktadır.
--Zina için, evlilik  içinde başkasıyla (karşı cinsle) cinsel ilişki kurulması şarttır. Kadının, başka bir kadınla ya da erkeğin, başka bir erkekle seks ilişkisinde bulunması,  zina sayılmamaktadır. 
--İradi olmayan cinsel ilişki zina sayılmamaktadır. Kişinin, yaptığı eylemlerden sorumlu olabilmesi için öncelikle,  iyiyi kötüden ayırt etme yeteneğinin bulunması şarttır. Bu nedenle kişinin, iradesinin sakatlandığı durumlarda (ilaç verilmesi, afyon, esrar gibi uyuşturucu maddeler kullandırılması, uyku hapı verilmesi vb. gibi) gerçekleşen  cinsel ilişki, zina sayılmamaktadır. 
 --Zina sebebiyle açılacak davalar, hak düşürücü süreye tabiidir. Zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve herhalde beş yıl geçmişse,  bu sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz. 
--Zina her türlü delille kanıtlanabilir. TMK’nun 6.maddesi gereğince davacı, davasını ispatla yükümlü olduğundan,  bu sebebe dayanarak açılan boşanma davalarında davacı taraf, davalının zina yaptığını kanıtlamak zorundadır.  Ancak özeklikle son yıllarda, gizlice yapılan çekim neticesinde elde edilen ses veya video kaydı ile fotoğraflar,  boşanma davalarının önemli bir delil kaynağı haline gelmiştir.Boşanma davalarına ibraz edilen bu kayıtların delil olarak kabul edilebilmesi için,  doğal seyrinde yapılan bir sohbet veya görüntünün kaydedilmesi gerekir. 

Kişilerin sosyal medya hesaplarındaki bütün paylaşımları, fotoğraf, video, anlatım, yer - konum yada durum  bildirimi vs. hususların, boşanma davalarında delil olarak kullanılması da mümkündür. Herkesçe görülebilecek nitelikte bulunan sosyal medya hesaplarında yer alan fotoğraf, video vs. diğer bilgi ve kayıtlar, boşanma davasında – özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmadan-  delil olarak kullanılabilmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet