banner436

 Değişen dünya koşullarından söz etmiştik.

 İklimden başlayan değişikliklerin doğaya yansımalarından,

 İnsanın yaşam biçimlerinin değişmesinden,

 Toplumsal ve özellikle de kültürel değişimlerin olumsuz yansımalarından,

  Bu kültürel değişimlere en büyük etkinin de kültür emperyalizmi olduğundan vb.

  O zaman soralım; Ne yapmalı?

  İnsanlık tarihinin bize gösterdiği ve öğrettiği ÖRGÜTLÜLÜK; yapacağımız, yapmamız gereken ve hatta ilk zorunluluğumuzdur!

  Onlarca, yüzlerce, binlerce örgütlenme biçimlerinden bir ya da birkaçında yer almak gibi…

  Kitleleri etkileyebilmenin, yönlendirebilmenin, harekete geçirebilmenin yolu örgütlenmelerden geçer.

  Mesleki,

  Toplumsal,

  Sosyal,

   Dinsel…

Aklımıza gelebilecek hemen her konudaki örgütlenme;

Gücü arttırır,

Etki alanını genişletir,

Değiştirme ve dönüştürme başarısını getirir.

***

            Meslek Odaları, Sendikalar, Demokratik Kitle Örgütleri, Birlikler, Vakıflar, Siyasi partiler…

            Her biri kendi alanında etkin ve yetkin olma mücadelesi verirler ve belli oranlarda da başarılar elde ederler.

            Siyasi partilerin bu örgütlenmelerden farkı İKTİDAR OLMA mücadelesi veriyor olmalarıdır. Sınıfsal temelde bakış, siyasi partilerin ortak paydasıdır.

            Oysa öncelikle belirttiğimiz örgütlenmelerde farklı sınıfsal bakışlar bir arada olabilir. Mücadele biçimlerinde öncelik meslekî olabilir. Amaç, daha olumlu koşullar yaratmaktır, yaşanabilir kazanç sağlayabilmektir, toplumun hemen her kesimine maddi ve manevi katkı sunabilmektir, Atatürk ilkeleri doğrultusunda topluma yol göstericiliği yapmaktır…

            Bütün bunları yapabilmek için de belirlenen ORTAK PAYDA çevresinde çalışmalar yürütmek ÖRGÜTLÜ olmanın gerekleridir.

            Saadet Pesen, tek başına ne kadar etkili ve yetkili olabilir ya da ne kadar çabalayabilir? Oysa örneğin ADD (Atatürkçü düşünce Derneği) içinde bulunarak Atatürkçü Düşünceyi kitlelere (İlkokul, ortaokul, lise öğrencilerine, topluma) götürebilir,

            Bir siyasi parti içinde görev ve sorumluluk bilinciyle iktidar olma mücadelesi verebilir, düşüncelerini yayabilir,

            Beni, seni, onu tek başımıza olduğumuz sürece hiç kimse tanımaz, dinlemez, etkili olamayız, değişim ve gelişim sağlayamayız. Ancak içinde bulunduğumuz Demokratik Kitle örgütlerini, sendikaları, meslek odalarını, siyasi partileri 85 milyon tanır, bilir, dinler ve kararını verir.

            “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” demiş atalarımız… Ne kadar doğru!

            Kaldı ki günümüz koşullarında mutlaka ve hatta birkaç örgütlenme içinde olmamız artık ZORUNLU hale gelmiştir.

            Örgütlenme ağımızı genişletelim ya da hemen örgütlenelim!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432